1211_24. Hadis
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا أَهَلَّتْ بِعُمْرَةٍ فَقَدِمَتْ وَلَمْ تَطُفْ بِالْبَيْتِ حَتَّى حَاضَتْ فَنَسَكَتِ الْمَنَاسِكَ كُلَّهَا . وَقَدْ أَهَلَّتْ بِالْحَجِّ . فَقَالَ لَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ النَّفْرِ " يَسَعُكِ طَوَافُكِ لِحَجِّكِ وَعُمْرَتِكِ " . فَأَبَتْ فَبَعَثَ بِهَا مَعَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِلَى التَّنْعِيمِ فَاعْتَمَرَتْ بَعْدَ الْحَجِّ .
Bana Muhammed b. Hâtim anlattı; bize Behz anlattı; bize Vühayb, Abdullah b. Tâvûs'tan; o babasından; o da Âişe radıyallâhu anhâ'dan (naklen) anlattı: Âişe [başlangıçta] umre için telbiye getirip (ihrama girip Mekke'ye) gelmişti; ancak Beyt'i tavaf edemeden hayız oldu. [Durum böyle olunca] hacca da niyet ederek tüm hac menasikini (görevlerini) yerine getirdi. Nefr günü Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ona: 'Senin haccın için yaptığın tavaf, umren için de yeterlidir.' buyurdu. Ancak Âişe [müstakil bir umre yapmakta ısrar ederek] bunu kabul etmedi. Bunun üzerine (Nebi), onu Abdurrahman ile Ten'îm'e gönderdi ve Âişe hacdan sonra bir umre daha yaptı.