1211_26. Hadis
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا قُرَّةُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ جُبَيْرِ بْنِ شَيْبَةَ، حَدَّثَتْنَا صَفِيَّةُ بِنْتُ شَيْبَةَ، قَالَتْ قَالَتْ عَائِشَةُ رضى الله عنها يَا رَسُولَ اللَّهِ أَيَرْجِعُ النَّاسُ بِأَجْرَيْنِ وَأَرْجِعُ بِأَجْرٍ فَأَمَرَ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَبِي بَكْرٍ أَنْ يَنْطَلِقَ بِهَا إِلَى التَّنْعِيمِ . قَالَتْ فَأَرْدَفَنِي خَلْفَهُ عَلَى جَمَلٍ لَهُ - قَالَتْ - فَجَعَلْتُ أَرْفَعُ خِمَارِي أَحْسُرُهُ عَنْ عُنُقِي فَيَضْرِبُ رِجْلِي بِعِلَّةِ الرَّاحِلَةِ . قُلْتُ لَهُ وَهَلْ تَرَى مِنْ أَحَدٍ قَالَتْ فَأَهْلَلْتُ بِعُمْرَةٍ ثُمَّ أَقْبَلْنَا حَتَّى انْتَهَيْنَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ بِالْحَصْبَةِ .
Bize Yahyâ b. Habîb el-Hârisî anlattı; bize Hâlid b. el-Hâris anlattı; bize Kurre, Abdülhamîd b. Cübeyr b. Şeybe'den; (O da) Safiyye bint Şeybe'den (naklen) anlattı. Safiyye dedi ki: Âişe radıyallâhu anhâ: 'Ey Allah'ın Resûlü! İnsanlar iki sevapla dönerken ben tek bir sevapla mı döneceğim?' dedi. Bunun üzerine Resûlullah, Abdurrahman b. Ebî Bekir'e onu Ten'îm'e götürmesini emretti. Âişe şöyle devam etti: 'Abdurrahman beni devesinin terkisine bindirdi. Bir ara başörtümü boynumdan yukarı doğru hafifçe kaldırmaya başladım; o ise deveyi dürtme bahanesiyle (veya kamçısıyla deveyi hareket ettirirken) bacağıma vuruyordu. Ben ona: "(Etrafta yabancı bir) kimseyi görüyor musun? (Neden vuruyorsun?)" dedim. Daha sonra umre için telbiye getirdim; nihayet Hasbe'de (Ebtah'ta) bulunan Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanına vardık.'