1321_7. Hadis
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ الْحَسَنِ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ، قَالَتْ أَنَا فَتَلْتُ، تِلْكَ الْقَلاَئِدَ مِنْ عِهْنٍ كَانَ عِنْدَنَا فَأَصْبَحَ فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَلاَلاً يَأْتِي مَا يَأْتِي الْحَلاَلُ مِنْ أَهْلِهِ أَوْ يَأْتِي مَا يَأْتِي الرَّجُلُ مِنْ أَهْلِهِ .
Bize Muhammed b. Müsenna anlattı; dedi ki: Bize Hüseyin b. Hasan anlattı; dedi ki: Bize İbn Avn anlattı; Kasım'dan; Müminlerin Annesi'nden (Aişe'den); dedi ki: “O gerdanlıkları ben, yanımızda bulunan yünden büktüm. Sonra Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem aramızda ihramsız (helal) olarak sabahladı; (ihramsız) helal olan bir kimsenin eşinden yapabileceği şeyleri yapıyordu -yahut (dedi ki): bir adamın eşinden yapabileceği şeyleri yapıyordu-.”