1326. Hadis
حَدَّثَنِي أَبُو غَسَّانَ الْمِسْمَعِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ سِنَانِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ ذُؤَيْبًا أَبَا قَبِيصَةَ، حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَبْعَثُ مَعَهُ بِالْبُدْنِ ثُمَّ يَقُولُ " إِنْ عَطِبَ مِنْهَا شَىْءٌ فَخَشِيتَ عَلَيْهِ مَوْتًا فَانْحَرْهَا ثُمَّ اغْمِسْ نَعْلَهَا فِي دَمِهَا ثُمَّ اضْرِبْ بِهِ صَفْحَتَهَا وَلاَ تَطْعَمْهَا أَنْتَ وَلاَ أَحَدٌ مِنْ أَهْلِ رُفْقَتِكَ " .
Bana Ebu Gassân el-Misme'î anlattı; bize Abdül-A'lâ anlattı; bize Saîd anlattı; Katâde'den; Sinân b. Seleme'den; İbn Abbas'tan [naklettiğine göre]; Ebû Kabîse Züeyb ona şöyle anlattı: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem kendisiyle birlikte kurbanlık develer (büdn) gönderir, sonra [şöyle] buyururdu: “Onlardan biri [yolda] sakatlanır (atibe) ve ölmesinden korkarsan onu kes; sonra nalını (gerdanlığını) kanına batır, sonra onunla [hayvanın] böğrüne vur (iz yap); ancak ondan ne sen ne de yol arkadaşlarından hiç kimse yemesin!”