1459_3. Hadis
وَحَدَّثَنَاهُ مَنْصُورُ بْنُ أَبِي مُزَاحِمٍ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ قَائِفٌ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَاهِدٌ وَأُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ وَزَيْدُ بْنُ حَارِثَةَ مُضْطَجِعَانِ فَقَالَ إِنَّ هَذِهِ الأَقْدَامَ بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍ . فَسُرَّ بِذَلِكَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَأَعْجَبَهُ وَأَخْبَرَ بِهِ عَائِشَةَ .
Bize onu (bu hadisi) Mansûr b. Ebî Müzâhim de anlattı; bize İbrahim b. Sa'd, ez-Zührî’den, o Urve’den, o da Âişe’den [naklen] anlattı; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem orada bulunurken bir kâif girdi. (O sırada) Üsâme b. Zeyd ve Zeyd b. Hârise yan yana uzanmışlardı. (Kâif): ‘Şüphesiz bu ayaklar birbirindendir (aynı soydandır)’ dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem buna sevindi ve bu durum hoşuna gitti de onu Âişe’ye haber verdi.