1480_14. Hadis
وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ جَبَلَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ، حَدَّثَنَا عَمَّارُ بْنُ رُزَيْقٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ كُنْتُ مَعَ الأَسْوَدِ بْنِ يَزِيدَ جَالِسًا فِي الْمَسْجِدِ الأَعْظَمِ وَمَعَنَا الشَّعْبِيُّ فَحَدَّثَ الشَّعْبِيُّ بِحَدِيثِ فَاطِمَةَ بِنْتِ قَيْسٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَجْعَلْ لَهَا سُكْنَى وَلاَ نَفَقَةً ثُمَّ أَخَذَ الأَسْوَدُ كَفًّا مِنْ حَصًى فَحَصَبَهُ بِهِ . فَقَالَ وَيْلَكَ تُحَدِّثُ بِمِثْلِ هَذَا قَالَ عُمَرُ لاَ نَتْرُكُ كِتَابَ اللَّهِ وَسُنَّةَ نَبِيِّنَا صلى الله عليه وسلم لِقَوْلِ امْرَأَةٍ لاَ نَدْرِي لَعَلَّهَا حَفِظَتْ أَوْ نَسِيَتْ لَهَا السُّكْنَى وَالنَّفَقَةُ قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { لاَ تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلاَ يَخْرُجْنَ إِلاَّ أَنْ يَأْتِينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ} .
Bunu bize Muhammed b. Amr b. Cebele de anlattı, bize Ebû Ahmed anlattı, bize Ammâr b. Ruzeyk, Ebû İshak'tan [naklen] anlattı; şöyle dedi: Ulu Camii'de (el-Mescidu'l-A'zam) Esved b. Yezîd ile beraber oturuyordum, Şa'bî de bizimleydi. Şa'bî, Fâtıma bint Kays'ın; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in kendisi için ne barınma ne de nafaka hakkı tanımadığı yönündeki hadisini anlattı. Bunun üzerine Esved bir avuç küçük taş (hasâ) alıp ona fırlattı ve: 'Yazıklar olsun sana! Böyle bir şeyi nasıl anlatırsın? Ömer [şöyle] demiştir: Ezberleyip ezberlemediğini ya da unutup unutmadığını bilmediğimiz bir kadının sözüyle, Rabbimizin kitabını ve Peygamberimizin sünnetini bırakacak değiliz! Onun [boşanmış kadının] barınma ve nafaka hakkı vardır. Zira Allah azze ve celle: { لاَ تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلاَ يَخْرُجْنَ إِلاَّ أَنْ يَأْتِينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ } “Onları evlerinden çıkarmayın; onlar da çıkmasınlar. Ancak açık bir hayasızlık yapmaları durumu müstesnadır.” (Talak, 1) buyurmuştur,' dedi.