Taharet Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

234_1. Hadis

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمِ بْنِ مَيْمُونٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ رَبِيعَةَ، - يَعْنِي ابْنَ يَزِيدَ - عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو عُثْمَانَ، عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ، قَالَ كَانَتْ عَلَيْنَا رِعَايَةُ الإِبِلِ فَجَاءَتْ نَوْبَتِي فَرَوَّحْتُهَا بِعَشِيٍّ فَأَدْرَكْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَائِمًا يُحَدِّثُ النَّاسَ فَأَدْرَكْتُ مِنْ قَوْلِهِ ‏"‏ مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَتَوَضَّأُ فَيُحْسِنُ وُضُوءَهُ ثُمَّ يَقُومُ فَيُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ مُقْبِلٌ عَلَيْهِمَا بِقَلْبِهِ وَوَجْهِهِ إِلاَّ وَجَبَتْ لَهُ الْجَنَّةُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ مَا أَجْوَدَ هَذِهِ ‏.‏ فَإِذَا قَائِلٌ بَيْنَ يَدَىَّ يَقُولُ الَّتِي قَبْلَهَا أَجْوَدُ ‏.‏ فَنَظَرْتُ فَإِذَا عُمَرُ قَالَ إِنِّي قَدْ رَأَيْتُكَ جِئْتَ آنِفًا قَالَ ‏"‏ مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ يَتَوَضَّأُ فَيُبْلِغُ - أَوْ فَيُسْبِغُ - الْوُضُوءَ ثُمَّ يَقُولُ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُ اللَّهِ وَرَسُولُهُ إِلاَّ فُتِحَتْ لَهُ أَبْوَابُ الْجَنَّةِ الثَّمَانِيَةُ يَدْخُلُ مِنْ أَيِّهَا شَاءَ ‏"‏ ‏.‏

Muhammed b. Hatim b. Meymun bana tahdis etti. Abdurrahman b. Mehdi bize tahdis etti. Muaviye b. Salih'ten; [o] Rabia’dan —yani İbn Yezid—; [o] Ebu İdris el-Havlâni’den; [o da] Ukbe b. Amir’den [nakletti]. [H] Ve bana Ebu Osman; Cübeyr b. Nüfeyr’den; [o da] Ukbe b. Amir’den tahdis etti. [Ukbe] şöyle dedi: “Deve çobanlığı yapıyorduk. [Nöbetleşe beklerken] sıra bana geldi. Akşam vaktinde develeri yerlerine getirdim. O sırada Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e yetiştim; ayakta insanlara bir şeyler anlatıyordu. O’nun şu sözüne ulaştım: ‘Hangi Müslüman güzelce abdest alır, sonra kalkıp kalbi ve yüzüyle [tam bir huşu ile] yönelerek iki rekat namaz kılarsa; Cennet ona mutlaka vacip olur.’ [Ukbe devamla] dedi ki: Ben: ‘Bu ne güzel bir şey!’ dedim. O sırada önümde biri: ‘Bundan önceki [söylediği] daha güzeldi,’ dedi. Bir de baktım ki o [sözü söyleyen] Ömer’miş. [Ömer]: ‘Senin az önce geldiğini gördüm,’ dedi [ve Peygamberin az önceki şu sözünü nakletti]: ‘Sizden biriniz güzelce abdest alır —veya abdestini mükemmel yapar— sonra: “Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur; yine şahitlik ederim ki Muhammed, Allah’ın kulu ve Resulüdür,” derse; Cennet’in sekiz kapısı ona [ardına kadar] açılır ve dilediği kapıdan içeri girer.’”