1536_3. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالُوا جَمِيعًا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَالْمُخَابَرَةِ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَلاَ يُبَاعُ إِلاَّ بِالدِّينَارِ وَالدِّرْهَمِ إِلاَّ الْعَرَايَا .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe, Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr ve Züheyr b. Harb anlattılar. Hepsi birden şöyle dediler: Bize Süfyân b. Uyeyne, İbn Cüreyc’den; [o da] Atâ’dan; [o da] Câbir b. Abdullah’tan [naklederek şunu] anlattı: Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]; muhâkale, müzâbene ve muhâbereyi, bir de meyvenin; olgunluğu belli oluncaya kadar satılmasını yasakladı. [Meyve] ancak Dinar (para) ve Dirhem (para) ile satılır; Arıyye (bağışlanan ağaçtaki hurma) müstesnadır.