Alışveriş (Büyû‘) Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1511_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ، حَبَّانَ عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ et-Temîmî rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Muhammed b. Yahyâ b. Habbân'dan, onun el-A'rec'den, onun da Ebû Hüreyre'den naklen rivayet ettiğini okudum: Resûlullah (s.a.v.) mülâmese ve münâbeze yoluyla (alışveriş yapmayı) yasaklamıştır.

1511_2. Hadis

وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ ‏.‏

Bize Ebû Küreyb ve İbn Ebî Ömer rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Vekî', Süfyan'dan, o Ebû'z-Zinâd'dan, o el-A'rec'den, o da Ebû Hüreyre'den naklen Peygamber (s.a.v.)'den bu (hadisin) benzerini rivayet etti.

1511_3. Hadis

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ، بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، كُلُّهُمْ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ خُبَيْبِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbn Nümeyr ve Ebû Üsâme rivayet ettiler. (H) Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. (H) Bize Muhammed b. el-Müsennâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdülvehhab rivayet etti. Bu ravilerin hepsi Ubeydullah b. Ömer'den, o Hubeyb b. Abdurrahman'dan, o Hafs b. Âsım'dan, o da Ebû Hüreyre'den naklen Peygamber (s.a.v.)'den bu (hadisin) benzerini rivayet ettiler.

1511_4. Hadis

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ - عَنْ سُهَيْلِ، بْنِ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ مِثْلَهُ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ya'kub -yani İbn Abdurrahman- Süheyl b. Ebî Sâlih'den, o babasından, o da Ebû Hüreyre'den naklen Peygamber (s.a.v.)'den bu (hadisin) benzerini rivayet etti.

1511_5. Hadis

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو، بْنُ دِينَارٍ عَنْ عَطَاءِ بْنِ مِينَاءَ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يُحَدِّثُ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ نُهِيَ عَنْ بَيْعَتَيْنِ، الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ ‏.‏ أَمَّا الْمُلاَمَسَةُ فَأَنْ يَلْمِسَ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا ثَوْبَ صَاحِبِهِ بِغَيْرِ تَأَمُّلٍ وَالْمُنَابَذَةُ أَنْ يَنْبِذَ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا ثَوْبَهُ إِلَى الآخَرِ وَلَمْ يَنْظُرْ وَاحِدٌ مِنْهُمَا إِلَى ثَوْبِ صَاحِبِهِ‏.‏

Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbn Cüreyj haber verdi. (Dedi ki): Bana Amr b. Dînâr, Atâ b. Mînâ'dan naklen haber verdi ki; kendisi Atâ'nın Ebû Hüreyre'den şunu rivayet ettiğini işitmiş: (Ebû Hüreyre) dedi ki: İki türlü satış yasaklanmıştır; mülâmese ve münâbeze. Mülâmese; (alıcı ve satıcıdan) her birinin diğerinin elbisesine (iyice) bakıp incelemeden dokunmasıdır. Münâbeze ise; her birinin diğerinin elbisesini, (öteki) ona bakmadan (veya birbirlerinin elbiselerine bakmadan) birbirlerine fırlatmasıdır.

1512_1. Hadis

وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لِحَرْمَلَةَ - قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ، وَهْبٍ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عَامِرُ بْنُ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ، الْخُدْرِيَّ قَالَ نَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعَتَيْنِ وَلِبْسَتَيْنِ نَهَى عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ فِي الْبَيْعِ ‏.‏ وَالْمُلاَمَسَةُ لَمْسُ الرَّجُلِ ثَوْبَ الآخَرِ بِيَدِهِ بِاللَّيْلِ أَوْ بِالنَّهَارِ وَلاَ يَقْلِبُهُ إِلاَّ بِذَلِكَ وَالْمُنَابَذَةُ أَنْ يَنْبِذَ الرَّجُلُ إِلَى الرَّجُلِ بِثَوْبِهِ وَيَنْبِذَ الآخَرُ إِلَيْهِ ثَوْبَهُ وَيَكُونُ ذَلِكَ بَيْعَهُمَا مِنْ غَيْرِ نَظَرٍ وَلاَ تَرَاضٍ ‏.‏

Bana Ebû't-Tâhir ve Harmele b. Yahyâ rivayet ettiler. -Lafız Harmele'ye aittir.- Dediler ki: Bize İbn Vehb haber verdi. (Dedi ki): Bana Yûnus, İbn Şihâb'dan naklen haber verdi. (Dedi ki): Bana Âmir b. Sa'd b. Ebî Vakkas haber verdi ki; Ebû Saîd el-Hudrî şöyle demiştir: Resûlullah (s.a.v.) bizi iki türlü satıştan ve iki türlü giyimden yasakladı. Satışta mülâmese ve münâbeze yapmayı yasakladı. Mülâmese; bir adamın gece veya gündüz, diğerinin elbisesine eliyle dokunması olup, (başka bir inceleme yapmadan) sadece bu dokunma ile satışı gerçekleştirmesidir. Münâbeze ise; bir adamın diğerine elbisesini fırlatması, diğerinin de ona kendi elbisesini fırlatmasıdır. Bu durum, (mallara) bakmadan ve (karşılıklı rıza tam oluşmadan) sadece bu fırlatma ile gerçekleştirdikleri satışları olurdu.

1512_2. Hadis

وَحَدَّثَنِيهِ عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏

Bana bu hadisi Amr en-Nâkıd da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ya'kub b. İbrâhim b. Sa'd rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam, Sâlih'den, o da İbn Şihâb'dan naklen bu isnadla rivayet etti.

1513. Hadis

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، وَيَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنِي أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الْحَصَاةِ وَعَنْ بَيْعِ الْغَرَرِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdullah b. İdrîs, Yahyâ b. Saîd ve Ebû Üsâme, Ubeydullah'tan naklen rivayet ettiler (H) Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. -Lafız ona aittir.- (Dedi ki): Bize Yahyâ b. Saîd, Ubeydullah'tan naklen rivayet etti. (O dedi ki): Bana Ebû'z-Zinâd, el-A'rec'den, o da Ebû Hüreyre'den naklen haber verdi ki; Resûlullah (s.a.v.) çakıl taşı atılarak yapılan satışı (bey'ü'l-hasât) ve aldatma/risk içeren (bey'ü'l-garar) satışı yasaklamıştır.

1514_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ، سَعِيدٍ حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنْ بَيْعِ حَبَلِ الْحَبَلَةِ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ ve Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Leys haber verdi. (H) Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys, Nâfi'den, o Abdullah'tan (İbn Ömer), o da Resûlullah (s.a.v.)'den naklen rivayet etti ki; Resûlullah (s.a.v.) 'habelü'l-habele' (hamile devenin karnındakinin de hamile kalacağı zamana kadar olan süreye dayalı) satışı yasaklamıştır.

1514_2. Hadis

حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ الْقَطَّانُ - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ أَهْلُ الْجَاهِلِيَّةِ يَتَبَايَعُونَ لَحْمَ الْجَزُورِ إِلَى حَبَلِ الْحَبَلَةِ ‏.‏ وَحَبَلُ الْحَبَلَةِ أَنْ تُنْتَجَ النَّاقَةُ ثُمَّ تَحْمِلَ الَّتِي نُتِجَتْ فَنَهَاهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ ‏.‏

Bana Züheyr b. Harb ve Muhammed b. el-Müsennâ rivayet ettiler. -Lafız Züheyr'e aittir.- Dediler ki: Bize Yahyâ -ki o el-Kattân'dır- Ubeydullah'tan naklen rivayet etti. (Dedi ki): Bana Nâfi', İbn Ömer'den naklen haber verdi ki; şöyle demiştir: Cahiliye halkı, deve etini 'habelü'l-habele' (vadesiyle) satarlardı. Habelü'l-habele; devenin doğurması, sonra o doğan yavrunun büyüyüp hamile kalmasıdır. Resûlullah (s.a.v.) onları bundan yasakladı.

1412_5. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Nâfi'den naklen, onun da İbn Ömer'den rivayet ettiğini okudum: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Biriniz diğerinin satışı üzerine satış yapmasın.'

1412_6. Hadis

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِعِ الرَّجُلُ عَلَى بَيْعِ أَخِيهِ وَلاَ يَخْطُبْ عَلَى خِطْبَةِ أَخِيهِ إِلاَّ أَنْ يَأْذَنَ لَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb ve Muhammed b. el-Müsennâ rivayet ettiler. -Lafız Züheyr'e aittir.- Dediler ki: Bize Yahyâ (el-Kattân), Ubeydullah'tan naklen rivayet etti. (Dedi ki): Bana Nâfi', İbn Ömer'den naklen haber verdi ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Kişi, (din) kardeşinin satışı üzerine satış yapmasın ve (din) kardeşi izin vermedikçe onun (evlenmek üzere olan) dünürlüğü (teklifi) üzerine dünürlük yapmasın.'

1515_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَابْنُ، حُجْرٍ قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ - عَنِ الْعَلاَءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَسُمِ الْمُسْلِمُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Eyyûb, Kuteybe b. Saîd ve İbn Hücr rivayet ettiler. Dediler ki: Bize İsmâil -ki o İbn Ca'fer'dir- el-Alâ'dan, o babasından, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivayet etti ki; Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Bir Müslüman diğer kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın.'

1515_2. Hadis

وَحَدَّثَنِيهِ أَحْمَدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْعَلاَءِ، وَسُهَيْلٍ عَنْ أَبِيهِمَا، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي، صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيٍّ، - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَسْتَامَ الرَّجُلُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ الدَّوْرَقِيِّ عَلَى سِيمَةِ أَخِيهِ ‏.‏

Bana bu hadisi Ahmed b. İbrâhim ed-Devrakî de rivayet etti. (Dedi ki): Bana Abdüssamed rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be, el-Alâ ve Süheyl'den, onlar babalarından, onlar da Ebû Hüreyre'den, o da Peygamber (s.a.v.)'den naklen rivayet etti. (H) Bize bu hadisi Muhammed b. el-Müsennâ da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdüssamed rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be, el-A'meş'ten, o Ebû Sâlih'ten, o da Ebû Hüreyre'den, o da Peygamber (s.a.v.)'den naklen rivayet etti. (H) Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be, Adî b. Sâbit'ten, o Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivayet etti ki; Resûlullah (s.a.v.) bir kimsenin (din) kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasını yasaklamıştır. Devrakî'nin rivayetinde 'kardeşinin pazarlığı (sîmeh)' tabiri geçmektedir.

1515_3. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يُتَلَقَّى الرُّكْبَانُ لِبَيْعٍ وَلاَ يَبِعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ وَلاَ تَنَاجَشُوا وَلاَ يَبِعْ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَلاَ تُصَرُّوا الإِبِلَ وَالْغَنَمَ فَمَنِ ابْتَاعَهَا بَعْدَ ذَلِكَ فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ بَعْدَ أَنْ يَحْلُبَهَا فَإِنْ رَضِيَهَا أَمْسَكَهَا وَإِنْ سَخِطَهَا رَدَّهَا وَصَاعًا مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Ebû'z-Zinâd'dan, onun el-A'rec'den, onun da Ebû Hüreyre'den naklen rivayet ettiğini okudum: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: '(Pazara mal getiren) kervanlar (yolda) karşılanmasın (malları ucuza kapatılmasın). Biriniz diğerinin satışı üzerine satış yapmasın. Müşteri kızıştırmayın (neceş yapmayın). Şehirli, köylü adına satış yapmasın. Develerin ve koyunların sütlerini (satış öncesi göğüslerinde) biriktirmeyin (musarrat yapmayın). Kim böyle bir hayvanı satın alırsa, onu sağdıktan sonra iki seçenekten kendisine en hayırlı olanı seçmekte muhayyerdir: Eğer hayvandan memnun kalırsa onu yanında tutar; memnun kalmazsa onu geri verir ve (sağdığı süte karşılık da) bir sâ' hurma verir.'

1515_4. Hadis

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيٍّ، - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ التَّلَقِّي لِلرُّكْبَانِ وَأَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَأَنْ تَسْأَلَ الْمَرْأَةُ طَلاَقَ أُخْتِهَا وَعَنِ النَّجْشِ وَالتَّصْرِيَةِ وَأَنْ يَسْتَامَ الرَّجُلُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Muâz el-Anberî rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be, Adî b. Sâbit'ten, o Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivayet etti ki; Resûlullah (s.a.v.) kervanların (pazara varmadan yolda) karşılanmasını, şehirlinin köylü adına satış yapmasını, bir kadının (evlenmek için) din kardeşinin boşanmasını istemesini, müşteri kızıştırmayı (neceş), (sütü göğüste biriktirerek) musarrat yapmayı ve bir kimsenin din kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasını yasaklamıştır.

1515_5. Hadis

وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، ح وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا وَهْبُ، بْنُ جَرِيرٍ ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالُوا، جَمِيعًا حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ فِي حَدِيثِ غُنْدَرٍ وَوَهْبٍ نُهِيَ ‏.‏ وَفِي حَدِيثِ عَبْدِ الصَّمَدِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ مُعَاذٍ عَنْ شُعْبَةَ ‏.‏

Bana bu hadisi Ebû Bekir b. Nâfi' de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Gunder rivayet etti. (H) Bize bu hadisi Muhammed b. el-Müsennâ da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Vehb b. Cerîr rivayet etti. (H) Bize Abdülvâris b. Abdüssamed rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. Bu râvilerin hepsi: Bize Şu'be bu isnadla rivayet etti, dediler. Gunder ile Vehb'in hadisinde '(Şöyle şöyle yapılması) yasaklandı' ifadesi yer almaktadır. Abdüssamed'in hadisinde ise 'Resûlullah (s.a.v.) yasakladı' denilmiştir. (Geri kalan metin) Muâz'ın Şu'be'den rivayet ettiği hadisin benzeridir.

1516. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ النَّجْشِ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ rivayet etti. (Dedi ki): Mâlik'e, Nâfi'den naklen, onun da İbn Ömer'den rivayet ettiğini okudum: Resûlullah (s.a.v.) müşteri kızıştırmayı (neceş) yasaklamıştır.

1517_1. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي زَائِدَةَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي كُلُّهُمْ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ تُتَلَقَّى السِّلَعُ حَتَّى تَبْلُغَ الأَسْوَاقَ ‏.‏ وَهَذَا لَفْظُ ابْنِ نُمَيْرٍ ‏.‏ وَقَالَ الآخَرَانِ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ التَّلَقِّي ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbn Ebî Zâide rivayet etti. (H) Bize İbnü'l-Müsennâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yahyâ -yani İbn Saîd- rivayet etti. (H) Bize İbn Nümeyr rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Ubeydullah'tan, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklen rivayet ettiler ki; Resûlullah (s.a.v.) malların (pazara varmadan yolda) karşılanmasını, pazarlara ulaşıncaya kadar yasaklamıştır. Bu, İbn Nümeyr'in lafzıdır. Diğer iki râvi (Ebû Bekir ve İbnü'l-Müsennâ) ise 'Peygamber (s.a.v.) kervanların (pazara varmadan yolda) karşılanmasını yasakladı' dediler.

1517_2. Hadis

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ مَهْدِيٍّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ نُمَيْرٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ ‏.‏

Bana Muhammed b. Hâtim ve İshak b. Mansûr, hepsi İbn Mehdî'den, o Mâlik'ten, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den, o da Peygamber (s.a.v.)'den naklen rivayet etti. (Geri kalan metin) İbn Nümeyr'in Ubeydullah'tan rivayet ettiği hadisin benzeridir.

1518. Hadis

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُبَارَكٍ، عَنِ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي، عُثْمَانَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنْ تَلَقِّي الْبُيُوعِ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdullah b. Mübârek, et-Teymî'den, o Ebû Osman'dan, o Abdullah'tan, o da Peygamber (s.a.v.)'den naklen rivayet etti ki; Resûlullah (s.a.v.) satış mallarının (pazara varmadan yolda) karşılanmasını yasaklamıştır.

1519_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ هِشَامٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُتَلَقَّى الْجَلَبُ ‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hüşeym, Hişâm'dan, o İbn Sîrîn'den, o da Ebû Hüreyre'den naklen haber verdi ki; Resûlullah (s.a.v.) (dışarıdan pazara) mal getirenlerin (yolda) karşılanmasını yasaklamıştır.

1519_2. Hadis

حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي هِشَامٌ، الْقُرْدُوسِيُّ عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَلَقَّوُا الْجَلَبَ ‏.‏ فَمَنْ تَلَقَّاهُ فَاشْتَرَى مِنْهُ فَإِذَا أَتَى سَيِّدُهُ السُّوقَ فَهُوَ بِالْخِيَارِ‏"‏ ‏.‏

Bize İbn Ebî Ömer rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hişâm b. Süleyman, İbn Cüreyj'den naklen rivayet etti. (İbn Cüreyj dedi ki): Bana Hişâm el-Kurdûsî, İbn Sîrîn'den naklen haber verdi ki; 'Ebû Hüreyre'yi şöyle derken işittim: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: (Dışarıdan pazara mal getiren) kervanları (yolda) karşılamayın. Kim onları karşılayıp (mallarını) satın alırsa, malın sahibi pazara geldiğinde (satışı fesh edip etmeme konusunda) muhayyerdir (seçme hakkına sahiptir).'

1520. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِعْ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ زُهَيْرٌ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى أَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe, Amr en-Nâkid ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Süfyân, Zührî'den, o Saîd b. el-Müseyyeb'den, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hüreyre bunu Peygamber (s.a.v.)'e dayandırarak [merfu olarak] şöyle demiştir: 'Şehirli, köylü adına satış yapmasın.' Züheyr ise (rivayetinde) Peygamber (s.a.v.)'in şehirlinin köylü adına satış yapmasını yasakladığını söylemiştir.

1521. Hadis

وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ تُتَلَقَّى الرُّكْبَانُ وَأَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ مَا قَوْلُهُ حَاضِرٌ لِبَادٍ قَالَ لاَ يَكُنْ لَهُ سِمْسَارًا

Bize İshak b. İbrâhim ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ma'mer, İbn Tâvûs'tan, o babasından, o da İbn Abbâs'tan naklen haber verdi ki; Resûlullah (s.a.v.) kervanların (pazara varmadan yolda) karşılanmasını ve şehirlinin köylü adına satış yapmasını yasaklamıştır. (Tâvûs) der ki: İbn Abbâs'a: 'Şehirlinin köylü adına satış yapması ne demektir?' diye sordum. O da: 'Ona tellallık (simsarlık) yapmasın' cevabını verdi.

1522_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، ح. وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ يَبِعْ حَاضِرٌ لِبَادٍ دَعُوا النَّاسَ يَرْزُقِ اللَّهُ بَعْضَهُمْ مِنْ بَعْضٍ‏"‏ ‏.‏ غَيْرَ أَنَّ فِي رِوَايَةِ يَحْيَى ‏"‏ يُرْزَقُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ et-Temîmî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû Hayseme, Ebû'z-Zübeyr'den, o Câbir'den naklen haber verdi. (H) Bize Ahmed b. Yûnus rivayet etti. (Dedi ki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû'z-Zübeyr, Câbir'den naklen rivayet etti. Şöyle demiştir: Resûlullah (s.a.v.): 'Şehirli, köylü adına satış yapmasın. İnsanları (kendi hallerine) bırakın, Allah onları birbirleri vasıtasıyla rızıklandırır' buyurdu. Yalnız Yahyâ'nın rivayetinde 'rızıklandırır (yurzak)' ifadesi geçmektedir.

1522_2. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Amr en-Nâkid rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Süfyân b. Uyeyne, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den, o da Peygamber (s.a.v.)'den naklen bu hadisin benzerini rivayet etti.

1523_1. Hadis

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَنَسِ، بْنِ مَالِكٍ قَالَ نُهِينَا أَنْ يَبِيعَ، حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏ وَإِنْ كَانَ أَخَاهُ أَوْ أَبَاهُ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hüşeym, Yûnus'tan, o İbn Sîrîn'den, o da Enes b. Mâlik'ten naklen haber verdi. Şöyle demiştir: Şehirlinin, kendi babası veya kardeşi de olsa köylü adına satış yapması bize yasaklandı.

1523_2. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ،ح ‏.‏ وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، قَالَ قَالَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ نُهِينَا عَنْ أَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏

Bize Muhammed b. el-Müsennâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbn Ebî Adî, İbn Avn'dan, o Muhammed (b. Sîrîn)'den, o da Enes'ten naklen rivayet etti. (H) Bize (yine) İbnü'l-Müsennâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muâz rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbn Avn, Muhammed'den naklen rivayet etti. Şöyle demiştir: Enes b. Mâlik: 'Şehirlinin köylü adına satış yapması bize yasaklandı' dedi.

1524_1. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ قَيْسٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى شَاةً مُصَرَّاةً فَلْيَنْقَلِبْ بِهَا فَلْيَحْلُبْهَا فَإِنْ رَضِيَ حِلاَبَهَا أَمْسَكَهَا وَإِلاَّ رَدَّهَا وَمَعَهَا صَاعٌ مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Dâvûd b. Kays, Mûsâ b. Yesâr'den, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiştir: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Kim (memelerinde süt biriktirilmiş) musarrat bir koyun satın alırsa, onu evine götürüp sağsın. Eğer sütünü (ve miktarını) beğenirse onu tutsun, beğenmezse bir sâ' hurma ile birlikte geri versin.'

1524_2. Hadis

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - يَعْنِي ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيَّ - عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ فِيهَا بِالْخِيَارِ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ إِنْ شَاءَ أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ رَدَّهَا وَرَدَّ مَعَهَا صَاعًا مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ya'kub -yani İbn Abdurrahman el-Kârî- Süheyl'den, o babasından, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivayet etti ki; Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Kim (memelerinde süt biriktirilmiş) musarrat bir koyun satın alırsa, (onu geri verip vermeme konusunda) üç gün boyunca muhayyerdir (seçme hakkına sahiptir). İsterse onu tutar, isterse bir sâ' hurma ile birlikte geri verir.'

1524_3. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ جَبَلَةَ بْنِ أَبِي رَوَّادٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، - يَعْنِي الْعَقَدِيَّ - حَدَّثَنَا قُرَّةُ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ بِالْخِيَارِ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ فَإِنْ رَدَّهَا رَدَّ مَعَهَا صَاعًا مِنْ طَعَامٍ لاَ سَمْرَاءَ ‏"‏‏.‏

Bize Muhammed b. Amr b. Cebele b. Ebî Ravvâd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû Âmir -yani el-Akadî- rivayet etti. (Dedi ki): Bize Kurre, Muhammed'den, o da Ebû Hüreyre'den, o da Peygamber (s.a.v.)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurdu: 'Kim (memelerinde süt biriktirilmiş) musarrat bir koyun satın alırsa, (onu geri verip vermeme konusunda) üç gün boyunca muhayyerdir (seçme hakkına sahiptir). Eğer onu geri verirse, beraberinde -buğday olmamak kaydıyla- bir sâ' yiyecek de versin.'

1524_4. Hadis

حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ إِنْ شَاءَ أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ رَدَّهَا وَصَاعًا مِنْ تَمْرٍ لاَ سَمْرَاءَ ‏"‏ ‏.‏

Bize İbn Ebî Ömer rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süfyân, Eyyûb'dan, o Muhammed (b. Sîrîn)'den, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiştir: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Kim (memelerinde süt biriktirilmiş) musarrat bir koyun satın alırsa, (onun için) iki seçenekten en hayırlısı vardır: İsterse onu tutar, isterse bir sâ' hurma ile birlikte geri verir. (Geri verirken vereceği miktar) buğday olmamalıdır.'

1524_5. Hadis

وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، عَنْ أَيُّوبَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى مِنَ الْغَنَمِ فَهُوَ بِالْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Onu bize İbn Ebî Ömer de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdülvehhâb, Eyyûb'dan aynı isnadla rivayet etti. Ancak o (rivayetinde): 'Kim davar satın alırsa, (onu geri verip vermeme konusunda) muhayyerdir' dedi.

1524_6. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا مَا أَحَدُكُمُ اشْتَرَى لِقْحَةً مُصَرَّاةً أَوْ شَاةً مُصَرَّاةً فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ بَعْدَ أَنْ يَحْلُبَهَا إِمَّا هِيَ وَإِلاَّ فَلْيَرُدَّهَا وَصَاعًا مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'ten naklen rivayet etti. (Hemmâm) dedi ki: Bu, Ebû Hüreyre'nin bize Resûlullah (s.a.v.)'den rivayet ettiği hadislerdendir. Onlardan biri olarak Resûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu nakletti: 'Sizden biriniz (memelerinde süt biriktirilmiş) musarrat bir süt devesi veya musarrat bir koyun satın alırsa, onu sağdıktan sonra (onun için) iki seçenekten en hayırlısı vardır: Ya onu (olduğu gibi kabul edip) tutar, ya da onu bir sâ' hurma ile birlikte geri verir.'

1525_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، وَقُتَيْبَةُ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَأَحْسِبُ كُلَّ شَىْءٍ مِثْلَهُ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hammâd b. Zeyd rivayet etti. (H) Bize Ebû'r-Rabî' el-Atekî ve Kuteybe rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Hammâd, Amr b. Dînâr'dan, o Tâvûs'tan, o da İbn Abbâs'tan naklen rivayet etti ki; Resûlullah (s.a.v.): 'Kim bir yiyecek satın alırsa, onu tam olarak teslim almadıkça (kabzetmedikçe) satmasın' buyurdu. İbn Abbâs: 'Diğer her şeyin de buna benzediğini (hükmünün aynısı olduğunu) düşünüyorum' demiştir.

1525_2. Hadis

حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، وَأَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ، أَبِي شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، - وَهُوَ الثَّوْرِيُّ - كِلاَهُمَا عَنْ عَمْرِو، بْنِ دِينَارٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize İbn Ebî Ömer ve Ahmed b. Abde anlattılar; dediler ki: Bize Süfyan anlattı. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb anlattılar; dediler ki: Bize Vekî' anlattı; Süfyan’dan —[ki] o [da] es-Sevrî'dir— her ikisi Amr b. Dînâr'dan; bu isnad ile bunun benzerini [naklettiler].

1525_3. Hadis

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ ابْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَقْبِضَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَأَحْسِبُ كُلَّ شَىْءٍ بِمَنْزِلَةِ الطَّعَامِ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim, Muhammed b. Râfi' ve Abd b. Humeyd anlattılar; İbn Râfi' "Bize anlattı", diğer ikisi [ise] "Bize haber verdi" dediler: Bize Abdurrezzâk haber verdi; Bize Ma'mer haber verdi; İbn Tâvûs'tan; babasından; İbn Abbâs'tan; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim bir yiyecek satın alırsa, onu kabz (teslim alma) edinceye kadar satmasın.” İbn Abbâs [şöyle] dedi: “Her şeyin [de] yiyecek hükmünde olduğunu sanıyorum.”

1526_1. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdullah b. Mesleme el-Ka'nebî anlattı; Bize Mâlik anlattı. Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; dedi ki: Mâlik'e okudum; Nâfi'den; İbn Ömer'den; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim bir yiyecek satın alırsa, onu tam olarak teslim alıncaya kadar satmasın.”

1527_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كُنَّا فِي زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَبْتَاعُ الطَّعَامَ فَيَبْعَثُ عَلَيْنَا مَنْ يَأْمُرُنَا بِانْتِقَالِهِ مِنَ الْمَكَانِ الَّذِي ابْتَعْنَاهُ فِيهِ إِلَى مَكَانٍ سِوَاهُ قَبْلَ أَنْ نَبِيعَهُ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; dedi ki: Mâlik'e okudum; Nâfi'den; İbn Ömer'den; dedi ki: “Biz Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında yiyecek satın alırdık. [Bunun üzerine Resulullah] bize, [satın aldığımız yiyeceği] henüz satmadan önce, onu satın aldığımız yerden başka bir yere nakletmemizi emreden birini gönderirdi.”

1526_3. Hadis

حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ وَيَقْبِضَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bana Harmele b. Yahyâ anlattı; Bize Abdullah b. Vehb haber verdi; Bana Ömer b. Muhammed anlattı; Nâfi'den; Abdullah b. Ömer'den; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim bir yiyecek satın alırsa, onu tam miktarını alıp teslim alıncaya (kabz edinceye) kadar satmasın.”

1526_4. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، وَقَالَ عَلِيٌّ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَقْبِضَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ ve Ali b. Hucr anlattılar. Yahyâ "Bize haber verdi", Ali [ise] "Bize anlattı" dedi: İsmail b. Ca'fer; Abdullah b. Dinar'dan; o [da] İbn Ömer'i işitti; [İbn Ömer] dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim bir yiyecek satın alırsa, onu teslim alıncaya (kabz edinceye) kadar satmasın.”

1527_2. Hadis

-

1527_4. Hadis

وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ أَبَاهُ، قَالَ قَدْ رَأَيْتُ النَّاسَ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا ابْتَاعُوا الطَّعَامَ جِزَافًا يُضْرَبُونَ فِي أَنْ يَبِيعُوهُ فِي مَكَانِهِمْ وَذَلِكَ حَتَّى يُئْوُوهُ إِلَى رِحَالِهِمْ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَحَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّ أَبَاهُ كَانَ يَشْتَرِي الطَّعَامَ جِزَافًا فَيَحْمِلُهُ إِلَى أَهْلِهِ ‏.‏

Bana Harmele b. Yahyâ anlattı; Bize İbn Vehb anlattı; Bana Yûnus haber verdi; İbn Şihâb’dan; Bana Sâlim b. Abdullah haber verdi; babası [şöyle] dedi: “Ben Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem döneminde insanların, yiyeceği cizâf (götürü) olarak satın aldıklarında, onu [aldıkları] yerde satmaları sebebiyle dövüldüklerini gördüm. Bu [yasak], onu kendi mahallerine götürünceye kadardı.” İbn Şihâb dedi ki: Bana Ubeydullah b. Abdullah b. Ömer, babasının yiyeceği cizâf (götürü) olarak satın alıp ailesine taşıdığını anlattı.

1528_1. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ حُبَابٍ، عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عُثْمَانَ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي، هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ مَنِ اشْتَرَى طَعَامًا فَلاَ يَبِعْهُ حَتَّى يَكْتَالَهُ ‏"‏ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ أَبِي بَكْرٍ ‏"‏ مَنِ ابْتَاعَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe, İbn Nümeyr ve Ebû Küreyb anlattılar; dediler ki: Bize Zeyd b. Hubâb anlattı; Dahhâk b. Osman'dan; Bukeyr b. Abdullah b. el-Eşecc'den; Süleyman b. Yesâr'dan; Ebû Hüreyre'den; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim bir yiyecek satın alırsa, onu keyl (ölçüm) edinceye kadar satmasın.” Ebû Bekir'in rivayetinde [ise] “Kim satın alırsa (ibtiâʻ)” [ifadesi geçmektedir].

1528_2. Hadis

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْحَارِثِ الْمَخْزُومِيُّ، حَدَّثَنَا الضَّحَّاكُ، بْنُ عُثْمَانَ عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ لِمَرْوَانَ أَحْلَلْتَ بَيْعَ الرِّبَا ‏.‏ فَقَالَ مَرْوَانُ مَا فَعَلْتُ ‏.‏ فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ أَحْلَلْتَ بَيْعَ الصِّكَاكِ وَقَدْ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الطَّعَامِ حَتَّى يُسْتَوْفَى ‏.‏ قَالَ فَخَطَبَ مَرْوَانُ النَّاسَ فَنَهَى عَنْ بَيْعِهَا ‏.‏ قَالَ سُلَيْمَانُ فَنَظَرْتُ إِلَى حَرَسٍ يَأْخُذُونَهَا مِنْ أَيْدِي النَّاسِ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim anlattı; Bize Abdullah b. el-Hâris el-Mahzûmî haber verdi; Bize Dahhâk b. Osman anlattı; Bukeyr b. Abdullah b. el-Eşecc'den; Süleyman b. Yesâr'dan; Ebû Hüreyre'den [nakledildiğine göre] o, Mervân'a [şöyle] dedi: “Sen ribâ (faiz) ile satışı helal mi kıldın?” Mervân: “Böyle bir şey yapmadım” dedi. Ebû Hüreyre: “Sen sık (erzak senedi) ile satışı helal kıldın. Halbuki Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, yiyeceğin tam olarak teslim alıncaya kadar satılmasını yasaklamıştır” dedi. [Süleyman] dedi ki: Bunun üzerine Mervân insanlara hitap etti ve onlarla [erzak senetleriyle] satışı yasakladı. Süleyman [şöyle] dedi: “Muhafızların, onları insanların ellerinden aldıklarını gördüm.”

1529. Hadis

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا ابْتَعْتَ طَعَامًا فَلاَ تَبِعْهُ حَتَّى تَسْتَوْفِيَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim anlattı; Bize Ravh haber verdi; Bize İbn Cüreyj anlattı; Bana Ebû'z-Zübeyr anlattı; Câbir b. Abdullah'ı [şöyle] derken işitmiş: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyururdu: “Bir yiyecek satın aldığında, onu tam olarak teslim alıncaya kadar satma.”

1530_1. Hadis

حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ سَرْحٍ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي ابْنُ جُرَيْجٍ، أَنَّ أَبَا الزُّبَيْرِ، أَخْبَرَهُ قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الصُّبْرَةِ مِنَ التَّمْرِ لاَ يُعْلَمُ مَكِيلَتُهَا بِالْكَيْلِ الْمُسَمَّى مِنَ التَّمْرِ ‏.‏

Bana Ebû't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Serh anlattı; Bize İbn Vehb haber verdi; Bana İbn Cüreyj anlattı. Ebû'z-Zübeyr ona haber verdi; dedi ki: Câbir b. Abdullah'ı [şöyle] derken işittim: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem; miktarı bilinmeyen hurma subresini (yığınını), miktarı belirli olan hurma ile satmayı yasakladı.”

1530_2. Hadis

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ لَمْ يَذْكُرْ مِنَ التَّمْرِ ‏.‏ فِي آخِرِ الْحَدِيثِ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim anlattı; Bize Ravh b. Ubâde anlattı; Bize İbn Cüreyj anlattı; Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi; o [da] Câbir b. Abdullah'ı [şöyle] derken işitmiş: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem [şöyle] yasakladı, diyerek [önceki hadisin] benzerini [nakletti]. Ancak hadisin sonunda “hurmadan” ifadesini zikretmedi.

1531_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ عَلَى صَاحِبِهِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; dedi ki: Mâlik'e okudum; Nâfi'den; İbn Ömer'den; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Alışveriş yapan her iki taraf da, [birbirlerinden] ayrılmadıkları sürece hıyâr (seçim hakkı) sahibidir. Ancak hıyâr (muhayyerlik şartı) üzere yapılan satış bundan müstesnadır.”

1531_2. Hadis

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، وَهُوَ الْقَطَّانُ ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي كُلُّهُمْ، عَنْ عُبَيْدِ، اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - وَهُوَ ابْنُ زَيْدٍ - جَمِيعًا عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى، بْنُ سَعِيدٍ ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، كِلاَهُمَا عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ نَحْوَ حَدِيثِ مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb ve Muhammed b. el-Müsennâ anlattılar; dediler ki: Bize Yahyâ —ki o el-Kattân'dır— anlattı. (H) Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; bize Muhammed b. Bişr anlattı. (H) Bize İbn Nümeyr anlattı; bize babam anlattı. Bunların hepsi Ubeydullah'tan; Nâfi'den; İbn Ömer'den; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den [nakletmişlerdir]. (H) Bana Züheyr b. Harb ve Ali b. Hucr anlattılar; dediler ki: Bize İsmail anlattı. (H) Bize Ebû'r-Rabî' ve Ebû Kâmil anlattılar; dediler ki: Bize Hammâd —ki o İbn Zeyd'dir— anlattı. Bunların hepsi Eyyûb'dan; Nâfi'den; İbn Ömer'den; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den [nakletmişlerdir]. (H) Bize İbnü'l-Müsennâ ve İbn Ebî Ömer anlattılar; dediler ki: Bize Abdülvehhâb anlattı; dedi ki: Yahyâ b. Saîd'i işittim. (H) Bize İbn Râfi' anlattı; bize İbn Ebî Füdeyk anlattı; bize Dahhâk haber verdi. Her ikisi Nâfi'den; İbn Ömer'den; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den; Mâlik'in Nâfi'den [rivayet ettiği] hadisinin benzerini [naklettiler].

1531_3. Hadis

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ إِذَا تَبَايَعَ الرَّجُلاَنِ فَكُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا وَكَانَا جَمِيعًا أَوْ يُخَيِّرُ أَحَدُهُمَا الآخَرَ فَإِنْ خَيَّرَ أَحَدُهُمَا الآخَرَ فَتَبَايَعَا عَلَى ذَلِكَ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ وَإِنْ تَفَرَّقَا بَعْدَ أَنْ تَبَايَعَا وَلَمْ يَتْرُكْ وَاحِدٌ مِنْهُمَا الْبَيْعَ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ ‏"‏ ‏

Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize Leys anlattı. (H) Bize Muhammed b. Rumh anlattı; bize el-Leys haber verdi; Nâfi'den; İbn Ömer'den; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İki kişi alışveriş yaptığında; her ikisi de birbirlerinden ayrılmadıkları sürece hıyâr (seçim hakkı) sahibidir. Yahut birisi diğerine seçim hakkı tanır; eğer biri diğerine seçim hakkı tanır ve bu [şart] üzerine alışverişi yaparlarsa, artık satış kesinleşmiş (vâcip) olur. Eğer alışverişi yaptıktan sonra birbirlerinden ayrılırlarsa ve [bu esnada] hiçbiri satışı bozmazsa, yine satış kesinleşmiş olur.”

1531_4. Hadis

وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، كِلاَهُمَا عَنْ سُفْيَانَ، - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، - عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَمْلَى عَلَىَّ نَافِعٌ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا تَبَايَعَ الْمُتَبَايِعَانِ بِالْبَيْعِ فَكُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ مِنْ بَيْعِهِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا أَوْ يَكُونُ بَيْعُهُمَا عَنْ خِيَارٍ فَإِذَا كَانَ بَيْعُهُمَا عَنْ خِيَارٍ فَقَدْ وَجَبَ ‏"‏ ‏.‏ زَادَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ فِي رِوَايَتِهِ قَالَ نَافِعٌ فَكَانَ إِذَا بَايَعَ رَجُلاً فَأَرَادَ أَنْ لاَ يُقِيلَهُ قَامَ فَمَشَى هُنَيَّةً ثُمَّ رَجَعَ إِلَيْهِ ‏.‏

Bana Züheyr b. Harb ve İbn Ebî Ömer anlattılar; her ikisi Süfyan'dan [naklettiler]. —Züheyr: “Bize Süfyan b. Uyeyne anlattı” dedi— İbn Cüreyj'den; [şöyle] dedi: Nâfi' bana [şunları] imla etti: [O,] Abdullah b. Ömer'i [şöyle] derken işitmiş: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Alışveriş yapan taraflar [bir] beyʻ (satış akdi) yaptıklarında; her ikisi de birbirlerinden ayrılmadıkları sürece satış üzerinde hıyâr (seçim hakkı) sahibidir. Yahut satışları hıyâr (muhayyerlik şartı) üzere olur; eğer satışları hıyâr üzere ise artık [o satış] kesinleşmiş (vâcip) olur.” İbn Ebî Ömer rivayetinde [şunu da] ekledi: Nâfi' dedi ki: “[İbn Ömer] bir adamla alışveriş yaptığında, eğer onun satışı fesh (ikâle) etmesini istemezse; ayağa kalkar, az bir mesafe yürür, sonra yanına geri dönerdi.”

1531_5. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، و يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ وَقُتَيْبَةُ وَابْنُ حُجْرٍ قَالَ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ، عُمَرَ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ لاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعُ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ, Yahyâ b. Eyyûb, Kuteybe ve İbn Hücr anlattılar. Yahyâ b. Yahyâ: "Bize haber verdi", diğerleri ise: "Bize anlattı" dediler: İsmail b. Ca'fer; Abdullah b. Dinar'dan; o [da] İbn Ömer'i [şöyle] derken işitmiş: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Herhangi bir alışveriş yapan ikili, [birbirlerinden] ayrılmadıkları sürece aralarında [kesinleşmiş] bir satış yoktur. Ancak hıyâr (muhayyerlik şartı) üzere yapılan satış müstesnadır.”

1532_1. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ، عَلِيٍّ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا فَإِنْ صَدَقَا وَبَيَّنَا بُورِكَ لَهُمَا فِي بَيْعِهِمَا وَإِنْ كَذَبَا وَكَتَمَا مُحِقَتْ بَرَكَةُ بَيْعِهِمَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. el-Müsennâ anlattı; Bize Yahyâ b. Saîd anlattı; Şu'be'den. (H) Bize Amr b. Ali anlattı; bize Yahyâ b. Saîd ve Abdurrahman b. Mehdî anlattılar; dediler ki: Bize Şu'be, Katâde'den; Ebû'l-Halîl'den; Abdullah b. el-Hâris'ten; Hakîm b. Hizâm'dan; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Alışveriş yapan her iki taraf da [birbirlerinden] ayrılmadıkları sürece hıyâr (seçim hakkı) sahibidir. Eğer [taraflar] doğru söyler ve [kusurları] açıklarlarsa, alışverişleri kendilerine bereketli kılınır. Eğer yalan söyleyip [kusurları] gizlerlerse, alışverişlerinin bereketi yok edilir.”

1532_2. Hadis

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الْحَارِثِ، يُحَدِّثُ عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ ‏.‏ قَالَ مُسْلِمُ بْنُ الْحَجَّاجِ وُلِدَ حَكِيمُ بْنُ حِزَامٍ فِي جَوْفِ الْكَعْبَةِ وَعَاشَ مِائَةً وَعِشْرِينَ سَنَةً ‏.‏

Bize Amr b. Ali anlattı; Bize Abdurrahman b. Mehdî anlattı; Bize Hemmâm anlattı; Ebû't-Tayyâh'tan; dedi ki: Abdullah b. el-Hâris'i, Hakîm b. Hizâm'dan [naklederken] işittim; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den [yukarıdaki hadisin] benzerini [nakletti]. Müslim b. el-Haccâc [şöyle] dedi: “Hakîm b. Hizâm Kâbe’nin içinde doğmuş ve yüz yirmi yıl yaşamıştır.”

1533_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَيَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَابْنُ، حُجْرٍ قَالَ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ، عُمَرَ يَقُولُ ذَكَرَ رَجُلٌ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ يُخْدَعُ فِي الْبُيُوعِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ بَايَعْتَ فَقُلْ لاَ خِلاَبَةَ ‏"‏ ‏.‏ فَكَانَ إِذَا بَايَعَ يَقُولُ لاَ خِيَابَةَ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ, Yahyâ b. Eyyûb, Kuteybe ve İbn Hücr anlattılar. Yahyâ b. Yahyâ: "Bize haber verdi", diğerleri ise: "Bize anlattı" dediler: İsmail b. Ca'fer; Abdullah b. Dinar'dan; o [da] İbn Ömer'i [şöyle] derken işitmiş: Bir adam Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e, alışverişlerde aldatıldığını bildirdi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem [şöyel] buyurdu: “Kiminle alışveriş yaparsan [ona]; ‘lâ hılâbete’ (aldatma yoktur) de.” Bunun üzerine o [adam], alışveriş yaptığında “lâ hıyâbete” [aldatma yoktur] derdi.

1533_2. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ، الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ وَلَيْسَ فِي حَدِيثِهِمَا فَكَانَ إِذَا بَايَعَ يَقُولُ لاَ خِيَابَةَ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı; bize Vekî' anlattı; bize Süfyan anlattı. (H) Bize Muhammed b. el-Müsennâ anlattı; bize Muhammed b. Ca'fer anlattı; bize Şu'be anlattı. Her ikisi Abdullah b. Dinar'dan bu isnad ile [yukarıdaki hadisin] benzerini [naklettiler]. Ancak onların hadisinde “alışveriş yaptığında ‘lâ hıyâbete’ derdi” ifadesi yer almamaktadır.

1534_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهَا نَهَى الْبَائِعَ وَالْمُبْتَاعَ

Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; dedi ki: Mâlik'e okudum; Nâfi'den; İbn Ömer'den [nakledildiğine göre] Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, meyvelerin olgunluğu ortaya çıkıncaya kadar satılmasını yasakladı. [Bu satışı] hem satıcıya hem de alıcıya yasakladı.

1534_2. Hadis

حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

Bize İbn Nümeyr anlattı; bize babam anlattı; bize Ubeydullah anlattı; Nâfi'den; İbn Ömer'den; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den [yukarıdaki hadisin] benzerini [naklettiler].

1535. Hadis

وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ حَتَّى يَزْهُوَ وَعَنِ السُّنْبُلِ حَتَّى يَبْيَضَّ وَيَأْمَنَ الْعَاهَةَ نَهَى الْبَائِعَ وَالْمُشْتَرِيَ ‏.‏

Bana Ali b. Hucr es-Sa'dî ve Züheyr b. Harb anlattılar; ikisi de dediler ki: Bize İsmail anlattı; Eyyûb'dan; Nâfi'den; İbn Ömer'den [nakledildiğine göre] Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, hurmaların zahv (kızarıp sararma) aşamasına gelinceye kadar, başakların da beyazlaşıncaya (olgunlaşıncaya) ve afetten emin oluncaya kadar satılmasını yasakladı. [Bu satışı] hem satıcıya hem de alıcıya yasakladı.

1534_3. Hadis

حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَتَذْهَبَ عَنْهُ الآفَةُ قَالَ يَبْدُوَ صَلاَحُهُ حُمْرَتُهُ وَصُفْرَتُهُ ‏.‏

Bana Züheyr b. Harb anlattı; bize Cerîr anlattı; Yahyâ b. Saîd'den; Nâfi'den; İbn Ömer'den; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Olgunluğu belirinceye ve üzerindeki afet [tehlikesi] kalkıncaya kadar meyveleri satın almayın!” [İbn Ömer] devamla şöyle dedi: “Olgunluğun belirmesi; [meyvenin] kızarması ve sararmasıdır.”

1534_4. Hadis

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، عَنْ يَحْيَى، بِهَذَا الإِسْنَادِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ لَمْ يَذْكُرْ مَا بَعْدَهُ

Bize Muhammed b. el-Müsennâ ve İbn Ebî Ömer anlattılar; dediler ki: Bize Abdülvehhâb, Yahyâ'dan anlattı. [O da] bu isnad ile “olgunluğu belirinceye kadar” [lafzıyla hadisi nakletti] ancak bundan sonrasını zikretmedi.

1534_5. Hadis

حَدَّثَنَا ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ عَبْدِ الْوَهَّابِ ‏.‏

Bize İbn Râfi' anlattı; bize İbn Ebî Füdeyk anlattı; bize Dahhâk haber verdi; Nâfi'den; İbn Ömer'den; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den; Abdülvehhâb'ın hadisinin benzerini [naklettiler].

1534_6. Hadis

حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ مَيْسَرَةَ، حَدَّثَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ مَالِكٍ وَعُبَيْدِ اللَّهِ ‏.‏

Bize Süveyd b. Saîd anlattı; bize Hafs b. Meysere anlattı; bana Mûsâ b. Ukbe anlattı; Nâfi'den; İbn Ömer'den; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den; Mâlik'in ve Ubeydullah'ın hadislerinin benzerini [naklettiler].

1534_7. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَيَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَابْنُ، حُجْرٍ قَالَ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ - عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَبِيعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ ‏"‏ ‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ, Yahyâ b. Eyyûb, Kuteybe ve İbn Hücr anlattılar. Yahyâ b. Yahyâ: "Bize haber verdi", diğerleri ise: "Bize anlattı" dediler: İsmail —ki o İbn Ca'fer'dir—; Abdullah b. Dinar'dan; o [da] İbn Ömer'i [şöyle] derken işitmiş: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Olgunluğu belirinceye kadar meyveyi satmayın.”

1534_8. Hadis

وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَزَادَ فِي حَدِيثِ شُعْبَةَ فَقِيلَ لاِبْنِ عُمَرَ مَا صَلاَحُهُ قَالَ تَذْهَبُ عَاهَتُهُ ‏.‏

Onu bana Züheyr b. Harb da anlattı; bize Abdurrahman, Süfyan'dan anlattı. (H) Bize İbnü'l-Müsennâ anlattı; bize Muhammed b. Ca'fer anlattı; bize Şu'be anlattı. Her ikisi Abdullah b. Dinar'dan; bu isnad ile [yukarıdaki hadisi naklettiler]. Şu'be'nin hadisinde [şu fazlalık] yer aldı: İbn Ömer'e: “Onun olgunlaşması (salâh) nedir?” diye soruldu. O: “Afetinin gitmesidir” dedi.

1536_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، ح. وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى - أَوْ نَهَانَا - رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَطِيبَ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; bize Ebû Hayseme, Ebû'z-Zübeyr'den; Câbir'den haber verdi. (H) Bize Ahmed b. Yûnus anlattı; bize Züheyr anlattı; bize Ebû'z-Zübeyr, Câbir'den anlattı; dedi ki: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, meyve iyice olgunlaşıncaya (yenecek hale gelinceye) kadar satılmasını yasakladı (veya ‘bize yasakladı’).”

1536_2. Hadis

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا رَوْحٌ، قَالاَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّاءُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ ‏.‏

Bize Ahmed b. Osman en-Nevfelî anlattı; bize Ebû Âsım anlattı. (H) Bana Muhammed b. Hâtim anlattı —lafız onundur—; bize Ravh anlattı. Her ikisi dediler ki: Bize Zekeriyyâ b. İshak anlattı; bize Amr b. Dînâr anlattı. Câbir b. Abdullah'ı [şöyle] derken işitmiş: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, meyve olgunlaşıncaya kadar satılmasını yasakladı.”

1537. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ أَبِي الْبَخْتَرِيِّ، قَالَ سَأَلْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ، فَقَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ حَتَّى يَأْكُلَ مِنْهُ أَوْ يُؤْكَلَ وَحَتَّى يُوزَنَ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ مَا يُوزَنُ فَقَالَ رَجُلٌ عِنْدَهُ حَتَّى يَحْزَرَ ‏.‏

Bize Muhammed b. el-Müsennâ ve İbn Beşşâr anlattılar; dediler ki: Bize Muhammed b. Ca'fer anlattı; bize Şu'be, Amr b. Mürre'den; Ebû'l-Bahtirî'den anlattı; dedi ki: İbn Abbas'a hurmanın satılmasını sordum; [şöyle] dedi: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, hurmanın ondan yenilinceye veya yenilecek duruma gelinceye ve tartılacak hale gelinceye kadar satılmasını yasakladı.” [Ebû'l-Bahtirî] dedi ki: “[Ona] tartılmak nedir?” diye sordum. Yanındaki bir adam: “[Miktarı] tahmin edilinceye (hazr) kadar [demektir]” dedi.

1538_1. Hadis

حَدَّثَنِي أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ أَبِي، نُعْمٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثِّمَارَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهَا ‏"‏ ‏.‏

Bana Ebû Küreyb Muhammed b. el-Alâ anlattı; bize Muhammed b. Fudayl, babasından anlattı; İbn Ebî Nu'm'dan; Ebû Hüreyre'den; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Olgunluğu belirinceye kadar meyveleri satın almayın.”

1534_9. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ، نُمَيْرٍ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ - وَاللَّفْظُ لَهُمَا - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَعَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; bize Süfyan b. Uyeyne, Zührî'den haber verdi. (H) Bize İbn Nümeyr ve Züheyr b. Harb anlattılar —lafız onlarındır—; dediler ki: Bize Süfyan anlattı; bize Zührî, Sâlim'den; İbn Ömer'den anlattı; [nakledildiğine göre] Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, meyvelerin olgunluğu belirinceye kadar satılmasını ve meyvenin [kuru] hurma ile satılmasını yasakladı.

1539_1. Hadis

قَالَ ابْنُ عُمَرَ وَحَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا ‏.‏ زَادَ ابْنُ نُمَيْرٍ فِي رِوَايَتِهِ أَنْ تُبَاعَ ‏.‏

İbn Ömer [şöyle] dedi: Bize Zeyd b. Sâbit anlattı; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem arâyâ (tahmini miktar üzerine) satışa ruhsat verdi. İbn Nümeyr kendi rivayetinde “[onun] satılmasına” [ifadesini] ekledi.

1538_2. Hadis

وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ، - وَاللَّفْظُ لِحَرْمَلَةَ - قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَلاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ بِالتَّمْرِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَحَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ سَوَاءً ‏.‏

Bana Ebû't-Tâhir ve Harmele anlattılar —lafız Harmele’nindir—; dediler ki: Bize İbn Vehb haber verdi; bana Yûnus, İbn Şihâb’dan haber verdi; [ona da] Saîd b. el-Müseyyeb ve Ebû Seleme b. Abdurrahman anlattılar ki: Ebû Hüreyre şöyle dedi: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Olgunluğu belirinceye kadar meyveleri satın almayın ve meyveyi [kuru] hurma ile [de] satın almayın.” İbn Şihâb [şöyle] dedi: Bana Sâlim b. Abdullah b. Ömer de babasından; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den; bunun aynısını nakletti.

1539_2. Hadis

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا حُجَيْنُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةُ أَنْ يُبَاعَ ثَمَرُ النَّخْلِ بِالتَّمْرِ وَالْمُحَاقَلَةُ أَنْ يُبَاعَ الزَّرْعُ بِالْقَمْحِ وَاسْتِكْرَاءُ الأَرْضِ بِالْقَمْحِ ‏.‏ قَالَ وَأَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ لاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَلاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ بِالتَّمْرِ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ سَالِمٌ أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ رَخَّصَ بَعْدَ ذَلِكَ فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ بِالرُّطَبِ أَوْ بِالتَّمْرِ وَلَمْ يُرَخِّصْ فِي غَيْرِ ذَلِكَ

Bana Muhammed b. Râfi' anlattı; bize Huceyn b. el-Müsennâ anlattı; bize Leys, Ukayl'den; İbn Şihâb'dan; Saîd b. el-Müseyyeb'den [nakledildiğine göre]: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, müzâbene ve muhâkale satışlarını yasakladı. Müzâbene; hurma ağacındaki meyvenin [kuru] hurma ile satılmasıdır. Muhâkale ise [tarladaki] ekinin buğday ile satılması ve arazinin buğday karşılığında kiralanmasıdır. [İbn Şihâb] dedi ki: Bana Sâlim b. Abdullah, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu haber verdi: “Olgunluğu belirinceye kadar meyveleri satın almayın ve meyveyi [kuru] hurma ile [de] satın almayın.” Sâlim [şöyle] dedi: Bana Abdullah, Zeyd b. Sâbit'ten; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den haber verdi ki: [Resulullah], bundan sonra ariyyenin yaş hurma veya [kuru] hurma ile satılmasına ruhsat verdi; bunun dışındakilere ise ruhsat vermedi.

1539_3. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ زَيْدِ، بْنِ ثَابِتٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ لِصَاحِبِ الْعَرِيَّةِ أَنْ يَبِيعَهَا بِخَرْصِهَا مِنَ التَّمْرِ ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; dedi ki: Mâlik'e okudum; Nâfi'den; İbn Ömer'den; Zeyd b. Sâbit'ten [nakledildiğine göre]: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, ariyye sahibine, onu [yaş meyveyi], tahmini miktarı (hars) kadar [kuru] hurma ile satmasına ruhsat verdi.

1539_4. Hadis

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، يُحَدِّثُ أَنَّ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي الْعَرِيَّةِ يَأْخُذُهَا أَهْلُ الْبَيْتِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا يَأْكُلُونَهَا رُطَبًا ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; bize Süleyman b. Bilâl, Yahyâ b. Saîd'den haber verdi; bana Nâfi' haber verdi; Abdullah b. Ömer'i [şöyle] anlatırken işitmiş: Zeyd b. Sâbit ona; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in, hane halkının yaş olarak yemek üzere ariyyeyi, tahmini miktarı kadar [kuru] hurma karşılığında almalarına ruhsat verdiğini anlatmıştır.

1539_5. Hadis

وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

Onu bize Muhammed b. el-Müsennâ da anlattı; bize Abdülvehhâb anlattı; dedi ki: Yahyâ b. Saîd'i [şöyle] derken işittim: Nâfi' bana bu isnad ile [yukarıdaki hadisin] benzerini haber verdi.

1539_6. Hadis

وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ وَالْعَرِيَّةُ النَّخْلَةُ تُجْعَلُ لِلْقَوْمِ فَيَبِيعُونَهَا بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏

Onu bize Yahyâ b. Yahyâ da anlattı; bize Huşeym, Yahyâ b. Saîd'den haber verdi; o [da] bu isnad ile [yukarıdaki hadisi nakletti]; ancak şu farkla ki [Huşeym] şöyle dedi: “Ariyye; bir topluluğa [yaş meyvesini yemeleri için] tahsis edilen hurma ağacıdır; [onlar] onu tahmini miktarı (hars) kadar [kuru] hurma karşılığında satarlar.”

1539_7. Hadis

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحِ بْنِ الْمُهَاجِرِ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏ قَالَ يَحْيَى الْعَرِيَّةُ أَنْ يَشْتَرِيَ الرَّجُلُ ثَمَرَ النَّخَلاَتِ لِطَعَامِ أَهْلِهِ رُطَبًا بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏

Bize Muhammed b. Rumh b. el-Muhâcir anlattı; bize el-Leys, Yahyâ b. Saîd'den; Nâfi'den; Abdullah b. Ömer'den anlattı. Zeyd b. Sâbit bana [şöyle] haber verdi: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, ariyyenin tahmini miktarı (hars) kadar [kuru] hurma karşılığında satılmasına ruhsat verdi. Yahyâ [şöyle] dedi: Ariyye; kişinin, hane halkının yaş [hurma] ihtiyacı için birkaç hurma ağacının meyvesini tahmini miktarı kadar [kuru] hurma karşılığında satın almasıdır.

1539_8. Hadis

وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي الْعَرَايَا أَنْ تُبَاعَ بِخَرْصِهَا كَيْلاً ‏.‏

Bize İbn Nümeyr anlattı; bize babam anlattı; bize Ubeydullah anlattı; bana Nâfi' anlattı; İbn Ömer'den; Zeyd b. Sâbit'ten [nakledildiğine göre]: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, arâyânın tahmini miktarı (hars) kadar ölçekle (keyl) satılmasına ruhsat verdi.

1539_9. Hadis

وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ أَنْ تُؤْخَذَ بِخَرْصِهَا ‏.‏

Onu bize İbnü'l-Müsennâ da anlattı; bize Yahyâ b. Saîd, Ubeydullah'tan; bu isnad ile [nakletti] ve [hadisi]: “[Ariyye meyvelerinin] tahmini miktarı (hars) kadar alınması” [şeklinde] söyledi.

1539_10. Hadis

وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنِيهِ عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، كِلاَهُمَا عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا بِخَرْصِهَا ‏.‏

Bize Ebû'r-Rabî' ve Ebû Kâmil anlattılar; dediler ki: Bize Hammâd anlattı. (H) Onu bana Ali b. Hucr de anlattı; bize İsmail anlattı. Her ikisi Eyyûb'dan; Nâfi'den; bu isnad ile [naklettiler] ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, arâyânın tahmini miktarı (hars) kadar [kuru] hurma karşılığında satılmasına ruhsat verdi.

1540_1. Hadis

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ - عَنْ يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ سَعِيدٍ - عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ بَعْضِ، أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ أَهْلِ دَارِهِمْ مِنْهُمْ سَهْلُ بْنُ أَبِي حَثْمَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ وَقَالَ ‏ "‏ ذَلِكَ الرِّبَا تِلْكَ الْمُزَابَنَةُ ‏"‏ ‏.‏ إِلاَّ أَنَّهُ رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ النَّخْلَةِ وَالنَّخْلَتَيْنِ يَأْخُذُهَا أَهْلُ الْبَيْتِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا يَأْكُلُونَهَا رُطَبًا ‏.‏

Bize Abdullah b. Mesleme el-Ka'nebî anlattı; bize Süleyman —yani İbn Bilâl—; Yahyâ'dan —ki o İbn Saîd'dir—; Buşeyr b. Yesâr'dan; Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yakın çevresinden bazı ashabından —ki onlardan biri de Sehl b. Ebî Hasme'dir— [naklettiğine göre]: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, meyvenin [kuru] hurma ile satılmasını yasakladı ve: “İşte bu ribâdır (faizdir), bu müzâbenedir” buyurdu. Ancak hane halkının yaş olarak yemek üzere bir veya iki hurma ağacının ariyyesini, tahmini miktarı (hars) kadar [kuru] hurma karşılığında almalarına ruhsat verdi.

1540_2. Hadis

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى، بْنِ سَعِيدٍ عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَصْحَابِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُمْ قَالُوا رَخَّصَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ بِخَرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; dedi ki: Bize Leys anlattı; (H) Bize İbn Rumh anlattı; dedi ki: Bize el-Leys haber verdi; Yahyâ b. Saîd’den; o da Buşeyr b. Yesâr’dan; o da Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]'in ashabından; dediler ki: “Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem], Arıyye (bağışlanan ağaçtaki hurma) satışına, miktarının kuru hurma cinsinden tahmin edilmesi karşılığında ruhsat verdi.”

1540_3. Hadis

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، جَمِيعًا عَنِ الثَّقَفِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي بُشَيْرُ بْنُ يَسَارٍ، عَنْ بَعْضِ، أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ أَهْلِ دَارِهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى ‏.‏ فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ عَنْ يَحْيَى غَيْرَ أَنَّ إِسْحَاقَ وَابْنَ الْمُثَنَّى جَعَلاَ مَكَانَ الرِّبَا الزَّبْنَ وَقَالَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ الرِّبَا ‏.‏

Bize Muhammed b. el-Müsennâ, İshâk b. İbrâhîm ve İbn Ebî Ömer -hepsi es-Sekafî’den- anlattılar. Dedi ki: Yahyâ b. Saîd’i şöyle derken işittim: Bana Buşeyr b. Yesâr, Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]'in ev halkından olan bazı ashabından haber verdi ki, Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] yasakladı. (Ravi), Süleyman b. Bilâl'in Yahyâ'dan naklettiği hadisin benzerini zikretti. Ancak İshâk ve İbnü'l-Müsennâ 'riba' yerine 'el-müzâbene' kelimesini kullandılar. İbn Ebî Ömer ise 'riba' dedi.

1540_4. Hadis

وَحَدَّثَنَاهُ عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ، سَعِيدٍ عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَ حَدِيثِهِمْ ‏.‏

Bize bu hadisi Amr en-Nâkıd ve İbn Nümeyr de anlattılar. Dediler ki: Bize Süfyân b. Uyeyne, Yahyâ b. Saîd'den; o da Buşeyr b. Yesâr'dan; o da Sehl b. Ebî Hasme'den; o da Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem]'den; onların hadisi benzerini naklettiler.

1540_5. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَحَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنِ الْوَلِيدِ، بْنِ كَثِيرٍ حَدَّثَنِي بُشَيْرُ بْنُ يَسَارٍ، مَوْلَى بَنِي حَارِثَةَ أَنَّ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ، وَسَهْلَ بْنَ أَبِي حَثْمَةَ، حَدَّثَاهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ إِلاَّ أَصْحَابَ الْعَرَايَا فَإِنَّهُ قَدْ أَذِنَ لَهُمْ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Hasan el-Hulvânî anlattılar. Dediler ki: Bize Ebû Üsâme, el-Velîd b. Kesîr'den anlattı. (O da dedi ki): Bana Benî Hârise'nin azatlısı Buşeyr b. Yesâr anlattı; Râfi' b. Hadîc ve Sehl b. Ebî Hasme kendisine şöyle anlatmışlar: “Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem], Arıyye (bağışlanan ağaçtaki hurma) sahipleri müstesna olmak üzere, yaş hurmanın kuru hurma karşılığında satılması olan müzâbeneyi yasakladı. Şüphesiz [Resulullah] onlara (arıyye sahiplerine) izin verdi.”

1541. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ قُلْتُ لِمَالِكٍ حَدَّثَكَ دَاوُدُ بْنُ الْحُصَيْنِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، - مَوْلَى ابْنِ أَبِي أَحْمَدَ - عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا بِخَرْصِهَا فِيمَا دُونَ خَمْسَةِ أَوْسُقٍ أَوْ فِي خَمْسَةِ - يَشُكُّ دَاوُدُ قَالَ خَمْسَةٌ أَوْ دُونَ خَمْسَةٍ - قَالَ نَعَمْ ‏.‏

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb anlattı; bize Mâlik anlattı. (H) Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı -lafız ona aittir-; dedi ki: Mâlik'e şöyle dedim: “Dâvud b. el-Husayn sana; İbn Ebî Ahmed'in azatlısı Ebû Süfyân'dan; Ebû Hureyre'den; Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]'in beş vesk (yük)ten azında veya beş [veskte] -Dâvud şüphe ediyor; beş mi yoksa beşten az mı [dedi]?- Arıyye (bağışlanan ağaçtaki hurma) satışına, miktarının tahmin edilmesi karşılığında ruhsat verdiğini [anlattı mı?]” [Mâlik]: “Evet” dedi.

1542_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُزَابَنَةُ بَيْعُ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً وَبَيْعُ الْكَرْمِ بِالزَّبِيبِ كَيْلاً ‏.‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ et-Temîmî anlattı; dedi ki: Mâlik’e; Nâfi’den; İbn Ömer’den [naklederek şunu] okudum: “Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] müzâbene (yaş meyveyi kuru meyve karşılığı satma)yi yasakladı. Müzâbene; (dalındaki) yaş hurmanın ölçekle kuru hurma karşılığında satılması ve [dalındaki] üzümün ölçekle kuru üzüm karşılığında satılmasıdır.”

1542_2. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ، بِشْرٍ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ، أَخْبَرَهُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ بَيْعِ ثَمَرِ النَّخْلِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً وَبَيْعِ الْعِنَبِ بِالزَّبِيبِ كَيْلاً وَبَيْعِ الزَّرْعِ بِالْحِنْطَةِ كَيْلاً ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr anlattılar; dediler ki: Bize Muhammed b. Bişr anlattı; bize Ubeydullah, Nâfi'den anlattı; Abdullah [b. Ömer] kendisine şunu haber vermiş: Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem] müzâbeneyi; yani hurma ağacındaki [yaş] meyvenin ölçekle kuru hurma karşılığında satılmasını, üzümün ölçekle kuru üzüm karşılığında satılmasını ve ekili ekinin ölçekle buğday karşılığında satılmasını yasakladı.

1542_3. Hadis

وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ

Bize bu hadisi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de anlattı; bize İbn Ebî Zâide, Ubeydullah’tan bu isnad ile [bir önceki hadisin] benzerini [anlattı].

1542_4. Hadis

حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ مَعِينٍ، وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، وَحُسَيْنُ بْنُ عِيسَى، قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُزَابَنَةُ بَيْعُ ثَمَرِ النَّخْلِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً وَبَيْعُ الزَّبِيبِ بِالْعِنَبِ كَيْلاً وَعَنْ كُلِّ ثَمَرٍ بِخَرْصِهِ ‏.‏

Bana Yahyâ b. Maîn, Hârûn b. Abdullah ve Hüseyin b. Îsâ anlattılar; dediler ki: Bize Ebû Üsâme anlattı; bize Ubeydullah, Nâfi'den anlattı; o da İbn Ömer'den [naklederek şunu] söyledi: “Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] müzâbeneyi; [yani] hurma ağacındaki [yaş] meyvenin ölçekle kuru hurma karşılığında satılmasını, kuru üzümün ölçekle [dalındaki] üzüm karşılığında satılmasını ve [dalındaki] her türlü meyvenin [kuru meyve cinsinden] tahmini miktarı karşılığında satılmasını yasakladı.”

1542_5. Hadis

حَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ - عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُزَابَنَةُ أَنْ يُبَاعَ مَا فِي رُءُوسِ النَّخْلِ بِتَمْرٍ بِكَيْلٍ مُسَمًّى إِنْ زَادَ فَلِي وَإِنْ نَقَصَ فَعَلَىَّ ‏.‏

Bana Ali b. Hucre es-Sa'dî ve Züheyr b. Harb anlattılar; dediler ki: Bize İsmâil -ki o İbrâhim'in oğludur- Eyyûb'dan; Nâfi'den; İbn Ömer'den [naklederek şunu] anlattı: Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] müzâbeneyi yasakladı. Müzâbene; hurma ağaçlarının başındaki [yaş] meyvenin belirli bir ölçek kuru hurma karşılığında; '[Eğer] fazla gelirse lehime, ama eksik gelirse aleyhimedir' [şartıyla] satılmasıdır.

1542_6. Hadis

وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ ‏.‏

Bize bu hadisi Ebû'r-Rebî' ve Ebû Kâmil de anlattılar; dediler ki: Bize Hammâd anlattı; bize Eyyûb, bu isnad ile [bir önceki hadisin] benzerini [anlattı].

1542_7. Hadis

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُزَابَنَةِ أَنْ يَبِيعَ ثَمَرَ حَائِطِهِ إِنْ كَانَتْ نَخْلاً بِتَمْرٍ كَيْلاً وَإِنْ كَانَ كَرْمًا أَنْ يَبِيعَهُ بِزَبِيبٍ كَيْلاً وَإِنْ كَانَ زَرْعًا أَنْ يَبِيعَهُ بِكَيْلِ طَعَامٍ ‏.‏ نَهَى عَنْ ذَلِكَ كُلِّهِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ قُتَيْبَةَ أَوْ كَانَ زَرْعًا

Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize Leys anlattı. (H) Bize Muhammed b. Rumh anlattı; [o da] dedi ki: Bize el-Leys haber verdi; Nâfi'den; Abdullah [b. Ömer]'den [naklederek şunu] söyledi: Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] müzâbeneyi; [yani bir kimsenin] bahçesindeki meyveyi; şayet hurma ise ölçekle kuru hurma karşılığında, şayet üzüm ise ölçekle kuru üzüm karşılığında ve şayet ekin ise ölçekle gıda karşılığında satmasını yasakladı. [Resulullah] bunların tamamını yasakladı. Kuteybe'nin rivayetinde 'veya ekin' [şeklinde] geçmektedir.

1542_8. Hadis

وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي يُونُسُ، ح وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنِي الضَّحَّاكُ، ح وَحَدَّثَنِيهِ سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ مَيْسَرَةَ، حَدَّثَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، كُلُّهُمْ عَنْ نَافِعٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَ حَدِيثِهِمْ

Bize bu hadisi Ebû't-Tâhir de anlattı; [o da] dedi ki: Bize İbn Vehb haber verdi; [o da] dedi ki: Bana Yûnus anlattı. (H) Bize bu hadisi İbn Râfi' anlattı; [o da] dedi ki: Bize İbn Ebî Füdeyk anlattı; [o da] dedi ki: Bana ed-Dahhâk haber verdi. (H) Bize bu hadisi Suveyd b. Saîd de anlattı; [o da] dedi ki: Bize Hafs b. Meysera anlattı; [o da] dedi ki: Bana Mûsâ b. Ukbe anlattı. Bunların hepsi Nâfi'den; bu isnad ile [bir önceki] hadislerin benzerini [naklettiler].

1543_1. Hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ بَاعَ نَخْلاً قَدْ أُبِّرَتْ فَثَمَرَتُهَا لِلْبَائِعِ إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ ‏

Bize Yahyâ b. Yahyâ anlattı; dedi ki: Mâlik’e; Nâfi’den; İbn Ömer’den [naklederek şunu] okudum: Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] şöyle buyurdu: “Kim aşılanmış hurma [ağaçlarını] satarsa; meyvesi satıcıya aittir; ancak satın alanın [meyveyi de] şart koşması müstesnadır.”

1543_2. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، جَمِيعًا عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَيُّمَا نَخْلٍ اشْتُرِيَ أُصُولُهَا وَقَدْ أُبِّرَتْ فَإِنَّ ثَمَرَهَا لِلَّذِي أَبَّرَهَا إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الَّذِي اشْتَرَاهَا‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. el-Müsennâ anlattı; bize Yahyâ b. Saîd anlattı. (H) Bize İbn Nümeyr anlattı; bize babam anlattı; hepsi Ubeydullah'tan [naklettiler]. (H) Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattı -lafız ona aittir-; bize Muhammed b. Bişr anlattı; bize Ubeydullah, Nâfi'den anlattı; o da İbn Ömer'den [naklederek şunu] söyledi: Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] şöyle buyurdu: “Herhangi bir hurma ağacı, gövdeleri satın alındığında ve onlar [zaten] aşılanmış ise; meyvesi aşılayan kimseye aittir; ancak satın alan kimsenin [meyveyi de] şart koşması müstesnadır.”

1543_3. Hadis

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ أَيُّمَا امْرِئٍ أَبَّرَ نَخْلاً ثُمَّ بَاعَ أَصْلَهَا فَلِلَّذِي أَبَّرَ ثَمَرُ النَّخْلِ إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ الْمُبْتَاعُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize Leys anlattı. (H) Bize İbn Rumh anlattı; [o da] dedi ki: Bize el-Leys haber verdi; Nâfi'den; İbn Ömer'den [naklederek şunu] söyledi: Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem] şöyle buyurdu: “Hangi bir kimse hurma ağacını aşılar da sonra onun gövdesini [ağacın aslını] satarsa; meyvesi aşılayan kimseye aittir; ancak satın alanın [meyveyi de] şart koşması müstesnadır.”

Okumaya devam etmek için uygulamada aşağı kaydırın.