1584_2. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، قَالَ لَهُ رَجُلٌ مِنْ بَنِي لَيْثٍ إِنَّ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ يَأْثُرُ هَذَا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي رِوَايَةِ قُتَيْبَةَ فَذَهَبَ عَبْدُ اللَّهِ وَنَافِعٌ مَعَهُ . وَفِي حَدِيثِ ابْنِ رُمْحٍ قَالَ نَافِعٌ فَذَهَبَ عَبْدُ اللَّهِ وَأَنَا مَعَهُ وَاللَّيْثِيُّ حَتَّى دَخَلَ عَلَى أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ فَقَالَ إِنَّ هَذَا أَخْبَرَنِي أَنَّكَ تُخْبِرُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الْوَرِقِ بِالْوَرِقِ إِلاَّ مِثْلاً بِمِثْلٍ وَعَنْ بَيْعِ الذَّهَبِ بِالذَّهَبِ إِلاَّ مِثْلاً بِمِثْلٍ . فَأَشَارَ أَبُو سَعِيدٍ بِإِصْبَعَيْهِ إِلَى عَيْنَيْهِ وَأُذُنَيْهِ فَقَالَ أَبْصَرَتْ عَيْنَاىَ وَسَمِعَتْ أُذُنَاىَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ تَبِيعُوا الذَّهَبَ بِالذَّهَبِ وَلاَ تَبِيعُوا الْوَرِقَ بِالْوَرِقِ إِلاَّ مِثْلاً بِمِثْلٍ وَلاَ تُشِفُّوا بَعْضَهُ عَلَى بَعْضٍ وَلاَ تَبِيعُوا شَيْئًا غَائِبًا مِنْهُ بِنَاجِزٍ إِلاَّ يَدًا بِيَدٍ " .
Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize Leys anlattı. (H) Bize Muhammed b. Rumh da anlattı; bize el-Leys, Nâfi'den [naklen] haber verdi ki: İbn Ömer'e Benî Leys'ten bir adam; Ebû Saîd el-Hudrî'nin bu [hadisi] Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den naklettiğini söyledi. Kuteybe'nin rivayetine göre bunun üzerine Abdullah [b. Ömer] ve beraberinde Nâfi' gittiler. İbn Rumh'un hadisinde ise Nâfi' şöyle dedi: Abdullah, ben ve o Leysli adam [birlikte] Ebû Saîd el-Hudrî'nin yanına gittik. [Abdullah]: “Bu adam bana senin; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in gümüşü gümüşle ancak misli misline, altını da altınla ancak misli misline satmayı emrettiğini (fazlalığı yasakladığını) haber verdiğini söyledi” dedi. Bunun üzerine Ebû Saîd parmaklarıyla gözlerine ve kulaklarına işaret ederek şöyle dedi: “İki gözüm gördü ve iki kulağım Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işitti: ‘Altını altınla satmayın, gümüşü de gümüşle satmayın; ancak misli misline (eşit miktarda) satın. Birini diğerine üstün tutarak (fazlalıkla) satmayın. Onlardan (altın ve gümüşten) veresiye olanı peşin olanla satmayın; ancak elden ele (peşin olarak) satın.’”