1663. Hadis
وَحَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ قَيْسٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا صَنَعَ لأَحَدِكُمْ خَادِمُهُ طَعَامَهُ ثُمَّ جَاءَهُ بِهِ وَقَدْ وَلِيَ حَرَّهُ وَدُخَانَهُ فَلْيُقْعِدْهُ مَعَهُ فَلْيَأْكُلْ فَإِنْ كَانَ الطَّعَامُ مَشْفُوهًا قَلِيلاً فَلْيَضَعْ فِي يَدِهِ مِنْهُ أُكْلَةً أَوْ أُكْلَتَيْنِ " . قَالَ دَاوُدُ يَعْنِي لُقْمَةً أَوْ لُقْمَتَيْنِ .
Bize el-Ka'nebî anlattı; bize Dâvûd b. Kays, Mûsâ b. Yesâr’dan anlattı; o da Ebû Hüreyre’den [nakletti]: Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] şöyle buyurdu: “Sizden birinizin hizmetçisi (hâdim) yemeğini hazırlayıp da, onun sıcağına ve dumanına katlanmış olarak [yemeği] kendisine getirdiğinde; onu beraberinde oturtsun [ve beraber] yesin. Eğer yemek az olup paylaşılamayacak kadar ise (meşfûhen), o zaman yemeğin içinden onun eline bir-iki lokma (ükleten ev ükleteyn) koysun!” Dâvûd [b. Kays] dedi ki: “[Ravî] bir-iki lokma (lukme) demek istemiştir.”