Kasâme, Muharipler (Yol Kesenler), Kısas ve Diyetler Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1669_5. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ سَهْلِ بْنِ زَيْدٍ، وَمُحَيِّصَةَ بْنَ مَسْعُودِ بْنِ زَيْدٍ الأَنْصَارِيَّيْنِ، ثُمَّ مِنْ بَنِي حَارِثَةَ خَرَجَا إِلَى خَيْبَرَ فِي زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهِيَ يَوْمَئِذٍ صُلْحٌ وَأَهْلُهَا يَهُودُ فَتَفَرَّقَا لِحَاجَتِهِمَا فَقُتِلَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَهْلٍ فَوُجِدَ فِي شَرَبَةٍ مَقْتُولاً فَدَفَنَهُ صَاحِبُهُ ثُمَّ أَقْبَلَ إِلَى الْمَدِينَةِ فَمَشَى أَخُو الْمَقْتُولِ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَهْلٍ وَمُحَيِّصَةُ وَحُوَيِّصَةُ فَذَكَرُوا لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَأْنَ عَبْدِ اللَّهِ وَحَيْثُ قُتِلَ فَزَعَمَ بُشَيْرٌ وَهُوَ يُحَدِّثُ عَمَّنْ أَدْرَكَ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ لَهُمْ ‏"‏ تَحْلِفُونَ خَمْسِينَ يَمِينًا وَتَسْتَحِقُّونَ قَاتِلَكُمْ ‏"‏ ‏.‏ أَوْ ‏"‏ صَاحِبَكُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا شَهِدْنَا وَلاَ حَضَرْنَا ‏.‏ فَزَعَمَ أَنَّهُ قَالَ ‏"‏ فَتُبْرِئُكُمْ يَهُودُ بِخَمْسِينَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ نَقْبَلُ أَيْمَانَ قَوْمٍ كُفَّارٍ فَزَعَمَ بُشَيْرٌ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَقَلَهُ مِنْ عِنْدِهِ ‏.‏

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb anlattı; bize Süleyman b. Bilâl, Yahyâ b. Saîd’den; o da Buşeyr b. Yesâr’dan [naklederek şunları] anlattı: Ensâr’dan ve sonra da Benî Hârise’den olan Abdullah b. Sehl b. Zeyd ile Muhayyisa b. Mes’ûd b. Zeyd, Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] zamanında Hayber’e gittiler. O günlerde orası sulh (barış) halindeydi ve halkı Yahudi idi. İhtiyaçları için birbirlerinden ayrıldılar. Sonra Abdullah b. Sehl öldürüldü ve bir su çukurunda (şerebe) öldürülmüş olarak bulundu. Arkadaşı onu defnetti, sonra Medine’ye döndü. Maktulün kardeşi Abdurrahman b. Sehl ile Muhayyisa ve Huveyyisa [Resulullah’a] gittiler; Abdullah’ın durumunu ve nerede öldürüldüğünü Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]'e anlattılar. Buşeyr, Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]'in ashabından yetiştiği kimselerden naklen anlattığına göre, [Efendimiz] onlara: “Elli defa yemin eder misiniz de, böylece katilin [cezalandırılmasının] ya da arkadaşınızın [diyetinin] hak sahibi olur musunuz?” buyurdu. Onlar: “Ey Allah’ın Elçisi! [Olayı] ne gördük ne de [orada] hazır bulunduk” dediler. [Ravînin] anlattığına göre Resulullah: “O halde Yahudiler elli [yemin] ile sizi [iddianızdan] kurtarsınlar?” buyurdu. Onlar: “Ey Allah’ın Elçisi! Kâfir bir topluluğun yeminlerini nasıl kabul ederiz?” dediler. Buşeyr’in dediğine göre, bunun üzerine Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem] o maktulün diyetini (akelehu) bizzat kendisi ödedi.