1671_4. Hadis
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ مُعَاذٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، حَدَّثَنَا أَزْهَرُ السَّمَّانُ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، حَدَّثَنَا أَبُو رَجَاءٍ، مَوْلَى أَبِي قِلاَبَةَ عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، قَالَ كُنْتُ جَالِسًا خَلْفَ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ فَقَالَ لِلنَّاسِ مَا تَقُولُونَ فِي الْقَسَامَةِ فَقَالَ عَنْبَسَةُ قَدْ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ كَذَا وَكَذَا فَقُلْتُ إِيَّاىَ حَدَّثَ أَنَسٌ قَدِمَ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَوْمٌ . وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِنَحْوِ حَدِيثِ أَيُّوبَ وَحَجَّاجٍ . قَالَ أَبُو قِلاَبَةَ فَلَمَّا فَرَغْتُ قَالَ عَنْبَسَةُ سُبْحَانَ اللَّهِ - قَالَ أَبُو قِلاَبَةَ - فَقُلْتُ أَتَتَّهِمُنِي يَا عَنْبَسَةُ قَالَ لاَ هَكَذَا حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ لَنْ تَزَالُوا بِخَيْرٍ يَا أَهْلَ الشَّامِ مَادَامَ فِيكُمْ هَذَا أَوْ مِثْلُ هَذَا
Bize Muhammed b. el-Müsennâ anlattı; bize Muâz b. Muâz anlattı. (H) Bize Ahmed b. Osmân en-Nevfelî de anlattı; bize Ezher es-Semmân anlattı. Her ikisi de: Bize İbn Avn anlattı; bize Ebû Kılâbe’nin azatlısı Ebû Recâ, Ebû Kılâbe’den [naklederek] anlattı. Ebû Kılâbe dedi ki: Ömer b. Abdülaziz’in arkasında oturuyordum. İnsanlara: “Kasâme hususunda ne dersiniz?” diye sordu. Anbase: “Enes b. Mâlik bize şöyle şöyle anlatmıştı” dedi. Ben de [araya girip]: “Bu hadisi bana Enes bizzat anlatmıştı; ‘Bir grup insan Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem]’e geldiler...’ diyerek söze başladım” dedim ve hadisi Eyyûb ile Haccâc’ın hadislerine benzer şekilde anlattım. Ebû Kılâbe devamla dedi ki: Ben [sözümü] bitirince Anbase: “Sübhânallah!” dedi. Ben de: “Ey Anbase! Beni [yalanla mı] itham ediyorsun?” dedim. O: “Hayır; Enes b. Mâlik bize böyle anlatmıştı. Ey Şam halkı! Bu zat ya da bunun gibiler aranızda bulunduğu müddetçe siz hayır üzere kalmaya devam edeceksiniz” dedi.