1671_6. Hadis
وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا سِمَاكُ، بْنُ حَرْبٍ عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ قُرَّةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ أَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَفَرٌ مِنْ عُرَيْنَةَ فَأَسْلَمُوا وَبَايَعُوهُ وَقَدْ وَقَعَ بِالْمَدِينَةِ الْمُومُ - وَهُوَ الْبِرْسَامُ - ثُمَّ ذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِهِمْ وَزَادَ وَعِنْدَهُ شَبَابٌ مِنَ الأَنْصَارِ قَرِيبٌ مِنْ عِشْرِينَ فَأَرْسَلَهُمْ إِلَيْهِمْ وَبَعَثَ مَعَهُمْ قَائِفًا يَقْتَصُّ أَثَرَهُمْ .
Bize Hârûn b. Abdullah da anlattı; bize Mâlik b. İsmâil anlattı; bize Züheyr anlattı; bize Simâk b. Harb, Muâviye b. Kurre’den; o da Enes’ten [naklederek şunları] anlattı: Ureyne kabilesinden bir grup Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]'e gelip Müslüman oldular ve ona biat ettiler. O sırada Medine’de mûm —ki o birsâmdır (ateşli bir hastalık)— baş göstermişti... Sonra [ravî], önceki ravilerin hadisinin bir benzerini anlattı ve şunları ekledi: [Resulullah’ın] yanında Ensâr’dan yirmi kadar genç vardı; onları [suçluların] peşine gönderdi ve yanlarına, izlerini takip etmesi için bir de iz sürücü (kâif) verdi.