1700_1. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ كِلاَهُمَا عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ مُرَّ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِيَهُودِيٍّ مُحَمَّمًا مَجْلُودًا فَدَعَاهُمْ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " هَكَذَا تَجِدُونَ حَدَّ الزَّانِي فِي كِتَابِكُمْ " . قَالُوا نَعَمْ . فَدَعَا رَجُلاً مِنْ عُلَمَائِهِمْ فَقَالَ " أَنْشُدُكَ بِاللَّهِ الَّذِي أَنْزَلَ التَّوْرَاةَ عَلَى مُوسَى أَهَكَذَا تَجِدُونَ حَدَّ الزَّانِي فِي كِتَابِكُمْ " . قَالَ لاَ وَلَوْلاَ أَنَّكَ نَشَدْتَنِي بِهَذَا لَمْ أُخْبِرْكَ نَجِدُهُ الرَّجْمَ وَلَكِنَّهُ كَثُرَ فِي أَشْرَافِنَا فَكُنَّا إِذَا أَخَذْنَا الشَّرِيفَ تَرَكْنَاهُ وَإِذَا أَخَذْنَا الضَّعِيفَ أَقَمْنَا عَلَيْهِ الْحَدَّ قُلْنَا تَعَالَوْا فَلْنَجْتَمِعْ عَلَى شَىْءٍ نُقِيمُهُ عَلَى الشَّرِيفِ وَالْوَضِيعِ فَجَعَلْنَا التَّحْمِيمَ وَالْجَلْدَ مَكَانَ الرَّجْمِ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ إِنِّي أَوَّلُ مَنْ أَحْيَا أَمْرَكَ إِذْ أَمَاتُوهُ " . فَأَمَرَ بِهِ فَرُجِمَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ لاَ يَحْزُنْكَ الَّذِينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ} إِلَى قَوْلِهِ { إِنْ أُوتِيتُمْ هَذَا فَخُذُوهُ} يَقُولُ ائْتُوا مُحَمَّدًا صلى الله عليه وسلم فَإِنْ أَمَرَكُمْ بِالتَّحْمِيمِ وَالْجَلْدِ فَخُذُوهُ وَإِنْ أَفْتَاكُمْ بِالرَّجْمِ فَاحْذَرُوا . فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى { وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ} { وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ} { وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ} فِي الْكُفَّارِ كُلُّهَا .
Bize Yahyâ b. Yahyâ ve Ebû Bekir b. Ebî Şeybe anlattılar. Her ikisi de Ebû Muâviye'den [naklettiler]. Yahyâ dedi ki: Bize Ebû Muâviye, el-A'meş’ten; o Abdullah b. Mürre’den; o da el-Berâ b. Âzib’den [naklederek şunları] bildirdi: Peygamber [sallallâhu aleyhi ve sellem]'in yanından, yüzü kömürle karartılmış ve kendisine sopa vurulmuş bir Yahudi geçirildi. [Peygamberimiz] onları çağırdı ve: “Zina edenin had cezasını Kitabınızda böyle mi buluyorsunuz?” diye sordu. Onlar: ‘Evet’ dediler. Bunun üzerine [Peygamberimiz] onların âlimlerinden bir adam çağırdı ve [ona]: “Tevrat’ı Musa’ya indiren Allah adına sana yemin verdiriyorum; zina edenin had cezasını Kitabınızda böyle mi buluyorsunuz?” buyurdu. [Âlim]: ‘Hayır! Eğer bana böyle yemin verdirmeseydin sana haber vermezdim. Biz onun [cezasını] recim (taşlayarak öldürme) olarak buluyoruz. Fakat bu [suç] eşrafımız (ileri gelenlerimiz) arasında çoğaldı. Öyle ki bir eşrafı yakaladığımızda onu serbest bırakıyor; zayıf/gariban birini yakaladığımızda ise ona had cezasını uyguluyorduk. [Nihayetinde] dedik ki: Gelin, hem eşrafa hem de sıradan halka uygulayacağımız bir şey üzerinde birleşelim. Böylece recim yerine; yüzü kömürle karartmayı (tahmîm) ve sopa vurmayı (celd) belirledik’ dedi. Bunun üzerine Resulullah [sallallâhu aleyhi ve sellem]: “Allah’ım! Onlar senin emrini öldürdüklerinde onu ilk ihya eden (canlandıran) benim!” buyurdu. Sonra o [Yahudi] hakkında emir buyurdu ve o recmedildi. Bunun üzerine Azîz ve Celîl olan Allah şu ayeti indirdi: { يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ لاَ يَحْزُنْكَ الَّذِينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ } “Ey Resul! Küfürde yarışanlar seni üzmesin...” { إِنْ أُوتِيتُمْ هَذَا فَخُذُوهُ } “…Eğer size bu (tahmîm ve celd hükmü) verilirse onu alın (kabul edin)…” [kısmına kadar]. (Yani [Yahudi âlimler] şöyle diyorlardı: Muhammed’e gidin; eğer size yüzü karartmayı ve sopa vurmayı emrederse onu alın; ama eğer size recimle fetva verirse sakının/uzak durun!) Bunun üzerine Allah Teâlâ şu ayetleri indirdi: { وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ } “Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.”, { وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ } “Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.”, { وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ } “Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar fasıkların ta kendileridir.” (Bu ayetlerin tamamı kâfirler hakkındadır.)