Cihad ve Gazveler (Siyer) Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1802_2. Hadis

وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ، - وَنَسَبَهُ غَيْرُ ابْنِ وَهْبٍ فَقَالَ ابْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ - أَنَّ سَلَمَةَ، بْنَ الأَكْوَعِ قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمُ خَيْبَرَ قَاتَلَ أَخِي قِتَالاً شَدِيدًا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَارْتَدَّ عَلَيْهِ سَيْفُهُ فَقَتَلَهُ فَقَالَ أَصْحَابُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ذَلِكَ وَشَكُّوا فِيهِ رَجُلٌ مَاتَ فِي سِلاَحِهِ ‏.‏ وَشَكُّوا فِي بَعْضِ أَمْرِهِ ‏.‏ قَالَ سَلَمَةُ فَقَفَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ خَيْبَرَ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ ائْذَنْ لِي أَنْ أَرْجُزَ لَكَ ‏.‏ فَأَذِنَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ أَعْلَمُ مَا تَقُولُ قَالَ فَقُلْتُ وَاللَّهِ لَوْلاَ اللَّهُ مَا اهْتَدَيْنَا وَلاَ تَصَدَّقْنَا وَلاَ صَلَّيْنَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ صَدَقْتَ ‏"‏ ‏.‏ وَأَنْزِلَنَّ سَكِينَةً عَلَيْنَا وَثَبِّتِ الأَقْدَامَ إِنْ لاَقَيْنَا وَالْمُشْرِكُونَ قَدْ بَغَوْا عَلَيْنَا قَالَ فَلَمَّا قَضَيْتُ رَجَزِي قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ قَالَ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ قَالَهُ أَخِي فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ يَرْحَمُهُ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ نَاسًا لَيَهَابُونَ الصَّلاَةَ عَلَيْهِ يَقُولُونَ رَجُلٌ مَاتَ بِسِلاَحِهِ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَاتَ جَاهِدًا مُجَاهِدًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ ثُمَّ سَأَلْتُ ابْنًا لِسَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ فَحَدَّثَنِي عَنْ أَبِيهِ مِثْلَ ذَلِكَ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ - حِينَ قُلْتُ إِنَّ نَاسًا يَهَابُونَ الصَّلاَةَ عَلَيْهِ - فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ كَذَبُوا مَاتَ جَاهِدًا مُجَاهِدًا فَلَهُ أَجْرُهُ مَرَّتَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ وَأَشَارَ بِإِصْبَعَيْهِ ‏.‏

Ve bana Ebu't-Tâhir anlattı; bize İbn Vehb haber verdi; bana Yûnus haber verdi; İbn Şihâb'dan; bana Abdurrahman haber verdi; Seleme b. el-Ekva' şöyle demiştir: Hayber günü kardeşim Âmir, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber çok çetin bir savaş verdi. Ancak bir ara kılıcı kendine döndü ve onu öldürdü. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabı bu konuda konuştular ve: “Kendi silahıyla ölen bir adam” diyerek onun durumu hakkında şüpheye düştüler. Seleme dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem Hayber'den dönünce: “Ey Allah'ın Resulü! Senin için recez söylememe izin verir misin?” dedim. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona izin verdi. Ömer b. el-Hattâb: “Ne söyleyeceğini biliyorum” dedi. Ben de: “Vallahi Allah olmasaydı biz hidayete eremezdik, ne sadaka verir ne de namaz kılardık” dedim. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Doğru söyledin” buyurdu. Devamla: “Üzerimize bir huzur indir ve karşılaştığımızda ayaklarımızı sabit kıl. Şüphesiz müşrikler bize karşı azgınlık ettiler” dedim. Şiirimi bitirince Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Bunu kim söyledi?” buyurdu. “Onu kardeşim söyledi” dedim. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Allah ona rahmet etsin” buyurdu. Ben: “Ey Allah'ın Resulü! Bazı insanlar onun üzerine namaz kılmaktan çekiniyorlar; ‘Kendi silahıyla ölen bir adam’ diyorlar” dedim. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Gayretli bir mücahid olarak öldü!” buyurdu. İbn Şihâb dedi ki: Sonra Seleme b. el-Ekva'nın bir oğluna sordum. O da bana babasından buna benzer şekilde anlattı. Ancak o, benim: “Bazı insanlar onun üzerine namaz kılmaktan çekiniyorlar” dediğim kısımda Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in: “Yalan söylemişler! O, gayretli bir mücahid olarak öldü; onun için iki ecir vardır” buyurduğunu ve iki parmağıyla işaret ettiğini nakletti.