1828_1. Hadis
حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، بْنِ شُمَاسَةَ قَالَ أَتَيْتُ عَائِشَةَ أَسْأَلُهَا عَنْ شَىْءٍ، فَقَالَتْ مِمَّنْ أَنْتَ فَقُلْتُ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ مِصْرَ . فَقَالَتْ كَيْفَ كَانَ صَاحِبُكُمْ لَكُمْ فِي غَزَاتِكُمْ هَذِهِ فَقَالَ مَا نَقَمْنَا مِنْهُ شَيْئًا إِنْ كَانَ لَيَمُوتُ لِلرَّجُلِ مِنَّا الْبَعِيرُ فَيُعْطِيهِ الْبَعِيرَ وَالْعَبْدُ فَيُعْطِيهِ الْعَبْدَ وَيَحْتَاجُ إِلَى النَّفَقَةِ فَيُعْطِيهِ النَّفَقَةَ فَقَالَتْ أَمَا إِنَّهُ لاَ يَمْنَعُنِي الَّذِي فَعَلَ فِي مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ أَخِي أَنْ أُخْبِرَكَ مَا سَمِعْتُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فِي بَيْتِي هَذَا " اللَّهُمَّ مَنْ وَلِيَ مِنْ أَمْرِ أُمَّتِي شَيْئًا فَشَقَّ عَلَيْهِمْ فَاشْقُقْ عَلَيْهِ وَمَنْ وَلِيَ مِنْ أَمْرِ أُمَّتِي شَيْئًا فَرَفَقَ بِهِمْ فَارْفُقْ بِهِ " .
Bana Hârûn b. Saîd el-Eylî anlattı; bize İbn Vehb anlattı; bana Harmele anlattı; Abdurrahman b. Şumâse'den [naklen]; dedi ki: Âişe'ye bir şeyler sormak üzere geldim. Bana: “Sen nerelisin?” dedi. “Mısır halkından biriyim” dedim. Bunun üzerine: “Şu son gazvenizde yöneticiniz size karşı nasıldı?” dedi. Ben de: “Ondan memnuniyetsizliğimizi gerektiren hiçbir şey görmedik. Bizden birinin devesi ölse hemen ona bir deve verir, kölesi ölse hemen bir köle verir, harçlığa ihtiyaç duysa hemen harçlığını verirdi” dedim. Bunun üzerine Âişe şöyle dedi: “Bakın, kardeşim Muhammed b. Ebî Bekr'e yaptığı şeyler, şu evimde Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittiğimi sana haber vermeme engel olamaz: ‘Allah'ım! Kim ümmetimin yönetiminden bir şey üstlenir de onlara zorluk çıkarırsa, Sen de ona zorluk çıkar! Kim de ümmetimin yönetiminden bir şey üstlenir de onlara yumuşak davranırsa, Sen de ona yumuşak davran!’”