1832_1. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ اسْتَعْمَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً مِنَ الأَسْدِ يُقَالُ لَهُ ابْنُ اللُّتْبِيَّةِ - قَالَ عَمْرٌو وَابْنُ أَبِي عُمَرَ عَلَى الصَّدَقَةِ - فَلَمَّا قَدِمَ قَالَ هَذَا لَكُمْ وَهَذَا لِي أُهْدِيَ لِي قَالَ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْمِنْبَرِ فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ وَقَالَ " مَا بَالُ عَامِلٍ أَبْعَثُهُ فَيَقُولُ هَذَا لَكُمْ وَهَذَا أُهْدِيَ لِي . أَفَلاَ قَعَدَ فِي بَيْتِ أَبِيهِ أَوْ فِي بَيْتِ أُمِّهِ حَتَّى يَنْظُرَ أَيُهْدَى إِلَيْهِ أَمْ لاَ وَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ لاَ يَنَالُ أَحَدٌ مِنْكُمْ مِنْهَا شَيْئًا إِلاَّ جَاءَ بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَحْمِلُهُ عَلَى عُنُقِهِ بَعِيرٌ لَهُ رُغَاءٌ أَوْ بَقَرَةٌ لَهَا خُوَارٌ أَوْ شَاةٌ تَيْعِرُ " . ثُمَّ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى رَأَيْنَا عُفْرَتَىْ إِبْطَيْهِ ثُمَّ قَالَ " اللَّهُمَّ هَلْ بَلَّغْتُ " . مَرَّتَيْنِ .
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe, Amr en-Nâkıd ve İbn Ebî Ömer anlattı -lafız Ebu Bekr'inkidir-. Dediler ki: Bize Süfyân b. Uyeyne anlattı; Zührî'den; Urve'den; Ebu Humeyd es-Sâidî'den [naklen]; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Ezd kabilesinden İbnü'l-Lütbiyye denilen bir adamı zekat toplamak üzere memur tayin etti. Adam görevden dönünce: “Bu sizin, bu da bana hediye edildi” dedi. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem minbere çıkıp Allah'a hamd ve senâda bulunduktan sonra şöyle buyurdu: “Gönderdiğim bir memura ne oluyor ki; gelip de: ‘Bu sizin, bu da bana hediye edildi’ diyor! Eğer o babasının veya anasının evinde otursaydı, kendisine bir şey hediye edilecek miydi edilmeyecek miydi bir baksaydı ya! Muhammed'in canı elinde olan Allah'a yemin olsun ki; sizden kim o zekat mallarından bir şey alırsa, mutlaka kıyamet gününde onu boynunda taşıyarak gelecektir. Eğer o bir deve ise böğürecek, bir sığır ise möyleyecek, bir koyun ise meleyecektir!” Sonra ellerini, koltuk altlarının beyazlığını göreceğimiz kadar kaldırdı ve: “Allah'ım! Tebliğ ettim mi?” buyurdu -bunu iki kez tekrarladı-.