1847_2. Hadis
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ سَهْلِ بْنِ عَسْكَرٍ التَّمِيمِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَسَّانَ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ حَسَّانَ - حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، - يَعْنِي ابْنَ سَلاَّمٍ - حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ سَلاَّمٍ، عَنْ أَبِي سَلاَّمٍ، قَالَ قَالَ حُذَيْفَةُ بْنُ الْيَمَانِ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا كُنَّا بِشَرٍّ فَجَاءَ اللَّهُ بِخَيْرٍ فَنَحْنُ فِيهِ فَهَلْ مِنْ وَرَاءِ هَذَا الْخَيْرِ شَرٌّ قَالَ نَعَمْ . قُلْتُ هَلْ وَرَاءَ ذَلِكَ الشَّرِّ خَيْرٌ قَالَ " نَعَمْ " . قُلْتُ فَهَلْ وَرَاءَ ذَلِكَ الْخَيْرِ شَرٌّ قَالَ " نَعَمْ " . قُلْتُ كَيْفَ قَالَ " يَكُونُ بَعْدِي أَئِمَّةٌ لاَ يَهْتَدُونَ بِهُدَاىَ وَلاَ يَسْتَنُّونَ بِسُنَّتِي وَسَيَقُومُ فِيهِمْ رِجَالٌ قُلُوبُهُمْ قُلُوبُ الشَّيَاطِينِ فِي جُثْمَانِ إِنْسٍ " . قَالَ قُلْتُ كَيْفَ أَصْنَعُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنْ أَدْرَكْتُ ذَلِكَ قَالَ " تَسْمَعُ وَتُطِيعُ لِلأَمِيرِ وَإِنْ ضُرِبَ ظَهْرُكَ وَأُخِذَ مَالُكَ فَاسْمَعْ وَأَطِعْ " .
Bana Muhammed b. Sehl b. Asker et-Temîmî anlattı; bize Yahyâ b. Hassân anlattı. Ve bize Abdullah b. Abdurrahman ed-Dârimî anlattı; bize Yahyâ -ki o İbn Hassân'dır- haber verdi; bize Muâviye -yani İbn Sellâm- anlattı; bize Zeyd b. Sellâm anlattı; Ebu Sellâm'dan; dedi ki: Huzeyfe b. el-Yemân şöyle demiştir: “Dedim ki: ‘Ey Allah'ın Resulü! Biz eskiden bir şer içindeydik; sonra Allah bize bir hayır getirdi ve biz şimdi o hayrın içindeyiz. Peki, şu hayrın ardından tekrar bir şer gelecek mi?’ [Resulullah]: ‘Evet’ buyurdu. ‘Peki, o şerden sonra bir hayır gelecek mi?’ dedim. ‘Evet’ buyurdu. ‘O hayırdan sonra bir şer gelecek mi?’ dedim. ‘Evet’ buyurdu. ‘Nasıl olacak?’ dedim. Şöyle buyurdu: ‘Benden sonra; benim hidayetimle hidayete ermeyen ve benim sünnetimi yol edinmeyen birtakım önderler olacaktır. Onların içinde, kalpleri insan bedenindeki şeytan kalbi gibi olan birtakım adamlar türeyecektir.’ Dedim ki: ‘Ey Allah'ın Resulü! Eğer o güne yetişirsem ne yapayım?’ Buyurdu ki: ‘Yöneticiyi dinle ve ona itaat et! Sırtın dövülse, malın alınsa bile yine dinle ve itaat et!’”