1962_1. Hadis
وَحَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُلَيَّةَ، - وَاللَّفْظُ لِعَمْرٍو - قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ النَّحْرِ " مَنْ كَانَ ذَبَحَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَلْيُعِدْ " . فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا يَوْمٌ يُشْتَهَى فِيهِ اللَّحْمُ . وَذَكَرَ هَنَةً مِنْ جِيرَانِهِ كَأَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَدَّقَهُ قَالَ وَعِنْدِي جَذَعَةٌ هِيَ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ شَاتَىْ لَحْمٍ أَفَأَذْبَحُهَا قَالَ فَرَخَّصَ لَهُ فَقَالَ لاَ أَدْرِي أَبَلَغَتْ رُخْصَتُهُ مَنْ سِوَاهُ أَمْ لاَ قَالَ وَانْكَفَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى كَبْشَيْنِ فَذَبَحَهُمَا فَقَامَ النَّاسُ إِلَى غُنَيْمَةٍ فَتَوَزَّعُوهَا . أَوْ قَالَ فَتَجَزَّعُوهَا .
Bana Yahyâ b. Eyyûb, Amr en-Nâkid ve Züheyr b. Harb anlattı -lafız Amr’a aittir-; hep birlikte İbn Uleyye’den; [o da] dedi ki: Bize İsmâîl b. İbrâhîm, Eyyûb’dan anlattı; [o da] Muhammed’den; [o da] Enes’ten radıyallahu anh; dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Kurban Bayramı günü şöyle buyurdu: "Namazdan önce kesen (kurbanını) iade etsin (yeniden kessin)." Bunun üzerine bir adam ayağa kalkıp: "Ey Allah’ın Resulü! Bugün, etin iştahla arzulandığı bir gündür." dedi ve -sanki Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem de onu doğrulamış gibi- komşularından bir ihtiyacı (heneh) zikretti. (Ravi devamla) dedi ki: [O adam]: "Yanımda iki etlik koyundan (şâtey lahm) daha çok sevdiğim bir ced'a (vakti gelmiş oğlak/keçi) var, onu keseyim mi?" dedi. (Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem) ona ruhsat verdi. (Ravi): Bu ruhsatın ondan başkasına da ulaşıp ulaşmadığını bilmiyorum, dedi. (Enes devamla) dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem iki koça yönelip onları kesti. İnsanlar da küçük bir koyun sürüsüne (guneyme) yöneldiler ve onu paylaştılar -veya onu parçalara ayırdılar (tecezze'ûhâ) dedi-.