2108_2. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا الثَّقَفِيُّ، كُلُّهُمْ عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِ حَدِيثِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .
Bize Ebü’r-Rebi’ ve Ebû Kâmil anlattılar; dediler ki: Bize Hammâd anlattı. (H) Bana Züheyr b. Harb da anlattı; bize İsmâîl —yani İbn Uleyye— anlattı. (H) Bize İbn Ebû Ömer de anlattı; bize es-Sekafî anlattı. Bunların tamamı Eyyûb’dan; o da Nâfi’den; o da İbn Ömer’den; o da Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklettiler]. [Bu rivayet] Ubeydullah’ın Nâfi’den, onun İbn Ömer’den, onun da Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’den naklettiği hadis gibidir.