2153_1. Hadis
حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ بُكَيْرٍ النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنَا - وَاللَّهِ، - يَزِيدُ بْنُ خُصَيْفَةَ عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، يَقُولُ كُنْتُ جَالِسًا بِالْمَدِينَةِ فِي مَجْلِسِ الأَنْصَارِ فَأَتَانَا أَبُو مُوسَى فَزِعًا أَوْ مَذْعُورًا . قُلْنَا مَا شَأْنُكَ قَالَ إِنَّ عُمَرَ أَرْسَلَ إِلَىَّ أَنْ آتِيَهُ فَأَتَيْتُ بَابَهُ فَسَلَّمْتُ ثَلاَثًا فَلَمْ يَرُدَّ عَلَىَّ فَرَجَعْتُ فَقَالَ مَا مَنَعَكَ أَنْ تَأْتِيَنَا فَقُلْتُ إِنِّي أَتَيْتُكَ فَسَلَّمْتُ عَلَى بَابِكَ ثَلاَثًا فَلَمْ يَرُدُّوا عَلَىَّ فَرَجَعْتُ وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا اسْتَأْذَنَ أَحَدُكُمْ ثَلاَثًا فَلَمْ يُؤْذَنْ لَهُ فَلْيَرْجِعْ " . فَقَالَ عُمَرُ أَقِمْ عَلَيْهِ الْبَيِّنَةَ وَإِلاَّ أَوْجَعْتُكَ . فَقَالَ أُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ لاَ يَقُومُ مَعَهُ إِلاَّ أَصْغَرُ الْقَوْمِ . قَالَ أَبُو سَعِيدٍ قُلْتُ أَنَا أَصْغَرُ الْقَوْمِ . قَالَ فَاذْهَبْ بِهِ .
Bana Amr b. Muhammed b. Bükeyr en-Nâkid anlattı; bize Süfyân b. Uyeyne anlattı; bize —vallahi— Yezîd b. Husayfe, Busr b. Saîd'den [naklen] anlattı; dedi ki: Ebû Saîd el-Hudrî'yi şöyle derken işittim: Medine'de Ensar'ın bir meclisinde oturuyordum. Ebû Mûsâ korku veya telaş içinde yanımıza geldi. Ona: “Durumun nedir?” dedik. Şöyle dedi: “Ömer, kendisine gelmem için bana [haber] göndermişti. Kapısına geldim ve üç defa selam verdim; bana karşılık verilmedi. Ben de döndüm. [Sonra Ömer]: «Yanımıza gelmene ne engel oldu?» dedi. Ben: «Sana geldim, kapında üç defa selam verdim fakat bana karşılık vermediler, ben de döndüm. Halbuki Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: «Sizden biriniz üç defa izin ister de ona izin verilmezse, hemen dönsün» buyurmuştu» dedim. Bunun üzerine Ömer: «Buna ya bir delil [şahit] getirirsin ya da canını yakarım!» dedi.” Übey b. Ka'b: “Onunla beraber ancak topluluğun en küçüğü kalksın” dedi. Ebû Saîd: “Topluluğun en küçüğü benim” dedim. [Übey]: “O halde onunla [Ömer'e] git” dedi.