2192_3. Hadis
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا رَوْحٌ، ح وَحَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ مُكْرَمٍ، وَأَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، كِلاَهُمَا عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي زِيَادٌ، كُلُّهُمْ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، بِإِسْنَادِ مَالِكٍ . نَحْوَ حَدِيثِهِ . وَلَيْسَ فِي حَدِيثِ أَحَدٍ مِنْهُمْ رَجَاءَ بَرَكَتِهَا . إِلاَّ فِي حَدِيثِ مَالِكٍ وَفِي حَدِيثِ يُونُسَ وَزِيَادٍ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا اشْتَكَى نَفَثَ عَلَى نَفْسِهِ بَالْمُعَوِّذَاتِ وَمَسَحَ عَنْهُ بِيَدِهِ .
Bana Ebü’t-Tâhir ve Harmele de anlattılar; dediler ki: Bize İbn Vehb haber verdi; bana Yûnus haber verdi. (H) Bize Abd b. Humeyd de anlattı; bize Abdürrezzâk haber verdi; bize Ma’mer haber verdi. (H) Bana Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr de anlattı; bize Ravh anlattı. (H) Bize Ukbe b. Mükrem ve Ahmed b. Osmân en-Nevfelî de anlattılar; dediler ki: Bize Ebû Âsım anlattı. Her ikisi de [Ebû Âsım ve Ravh] İbn Cüreyc’den; [İbn Cüreyc:] “Ziyâd bana haber verdi” dedi. Bunların tamamı İbn Şihâb’dan; Mâlik’in isnadıyla onun hadisi [2192_2] gibi [naklettiler]. Ancak onların hiçbirinin hadisinde “onun [elinin] bereketi umuduyla” [ifadesi] yer almamaktadır; bu sadece Mâlik’in hadisinde [2192_2] vardır. Yûnus ve Ziyâd’ın hadisinde ise: “Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem rahatsızlandığında kendi üzerine Muavvizât’ı okuyup üfler ve [kendi] eliyle [vücudunu] sığazlardı” [şeklinde] geçmektedir.