Faziletler Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2359_3. Hadis

وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَرْمَلَةَ بْنِ عِمْرَانَ التُّجِيبِيُّ، أَخْبَرَنَا ابْنُ، وَهْبٍ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ حِينَ زَاغَتِ الشَّمْسُ فَصَلَّى لَهُمْ صَلاَةَ الظُّهْرِ فَلَمَّا سَلَّمَ قَامَ عَلَى الْمِنْبَرِ فَذَكَرَ السَّاعَةَ وَذَكَرَ أَنَّ قَبْلَهَا أُمُورًا عِظَامًا ثُمَّ قَالَ ‏"‏ مَنْ أَحَبَّ أَنْ يَسْأَلَنِي عَنْ شَىْءٍ فَلْيَسْأَلْنِي عَنْهُ فَوَاللَّهِ لاَ تَسْأَلُونَنِي عَنْ شَىْءٍ إِلاَّ أَخْبَرْتُكُمْ بِهِ مَا دُمْتُ فِي مَقَامِي هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ فَأَكْثَرَ النَّاسُ الْبُكَاءَ حِينَ سَمِعُوا ذَلِكَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَكْثَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَقُولَ ‏"‏ سَلُونِي ‏"‏ ‏.‏ فَقَامَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ حُذَافَةَ فَقَالَ مَنْ أَبِي يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ أَبُوكَ حُذَافَةُ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا أَكْثَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ أَنْ يَقُولَ ‏"‏ سَلُونِي ‏"‏ ‏.‏ بَرَكَ عُمَرُ فَقَالَ رَضِينَا بِاللَّهِ رَبًّا وَبِالإِسْلاَمِ دِينًا وَبِمُحَمَّدٍ رَسُولاً - قَالَ - فَسَكَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ قَالَ عُمَرُ ذَلِكَ ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَوْلَى وَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ لَقَدْ عُرِضَتْ عَلَىَّ الْجَنَّةُ وَالنَّارُ آنِفًا فِي عُرْضِ هَذَا الْحَائِطِ فَلَمْ أَرَ كَالْيَوْمِ فِي الْخَيْرِ وَالشَّرِّ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ قَالَ قَالَتْ أُمُّ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حُذَافَةَ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ حُذَافَةَ مَا سَمِعْتُ بِابْنٍ قَطُّ أَعَقَّ مِنْكَ أَأَمِنْتَ أَنْ تَكُونَ أُمُّكَ قَدْ قَارَفَتْ بَعْضَ مَا تُقَارِفُ نِسَاءُ أَهْلِ الْجَاهِلِيَّةِ فَتَفْضَحَهَا عَلَى أَعْيُنِ النَّاسِ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ حُذَافَةَ وَاللَّهِ لَوْ أَلْحَقَنِي بِعَبْدٍ أَسْوَدَ لَلَحِقْتُهُ ‏.‏

[Ve] Bana Harmele b. Yahyâ b. Abdullah b. Harmele b. İmrân et-Tücîbî anlattı; bize İbn Vehb haber verdi; bana Yûnus haber verdi; İbn Şihâb'dan; bana Enes b. Mâlik haber verdi: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem güneş batıya kayınca çıktı, onlara öğle namazını kıldırdı. Selam verince minbere çıktı, kıyameti zikretti ve ondan önce büyük işlerin olacağını zikretti. Sonra şöyle buyurdu: "Kim bana bir şey sormak isterse sorsun. Vallahi bu makamımda durduğum sürece bana ne sorarsanız size mutlaka haber veririm." Enes b. Mâlik dedi ki: İnsanlar Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den bunu işitince ağlamayı çoğalttılar. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem de "Bana sorun!" demeyi çoğalttı. Abdullah b. Huzâfe kalktı ve: "Babam kim ey Allah'ın Resulü?" dedi. [Resulullah]: "Baban Huzâfe'dir" buyurdu. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem "Bana sorun!" demeyi çoğaltınca, Ömer diz çöktü ve: "Rab olarak Allah'tan, din olarak İslam'dan ve Resul olarak Muhammed'den razı olduk" dedi. [Enes] dedi ki: Ömer bunu söyleyince Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem sustu. Sonra Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Yaklaştı! [Veya: Şaşarım!] Muhammed'in nefsi elinde olana yemin olsun ki, az önce şu duvarın yüzeyinde bana cennet ve cehennem arz olundu. Hayır ve şer [konusunda] bugünkü gibi bir gün görmedim." İbn Şihâb dedi ki: Bana Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe haber verdi; dedi ki: Abdullah b. Huzâfe'nin annesi Abdullah b. Huzâfe'ye dedi ki: "Senden daha hayırsız bir evlat asla işitmedim. Annenin cahiliye kadınlarının işlediği bazı günahları işlemiş olup da senin onu insanların gözü önünde rezil etmeyeceğinden emin mi oldun?" Abdullah b. Huzâfe dedi ki: "Vallahi eğer beni siyah bir köleye nispet etseydi, ona katılırdım."