Faziletler Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2380_6. Hadis

حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ تَمَارَى هُوَ وَالْحُرُّ بْنُ قَيْسِ بْنِ حِصْنٍ الْفَزَارِيُّ فِي صَاحِبِ مُوسَى عَلَيْهِ السَّلاَمُ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ هُوَ الْخَضِرُ ‏.‏ فَمَرَّ بِهِمَا أُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ الأَنْصَارِيُّ فَدَعَاهُ ابْنُ عَبَّاسٍ فَقَالَ يَا أَبَا الطُّفَيْلِ هَلُمَّ إِلَيْنَا فَإِنِّي قَدْ تَمَارَيْتُ أَنَا وَصَاحِبِي هَذَا فِي صَاحِبِ مُوسَى الَّذِي سَأَلَ السَّبِيلَ إِلَى لُقِيِّهِ فَهَلْ سَمِعْتَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَذْكُرُ شَأْنَهُ فَقَالَ أُبَىٌّ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ بَيْنَمَا مُوسَى فِي مَلإٍ مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ إِذْ جَاءَهُ رَجُلٌ فَقَالَ لَهُ هَلْ تَعْلَمُ أَحَدًا أَعْلَمُ مِنْكَ قَالَ مُوسَى لاَ ‏.‏ فَأَوْحَى اللَّهُ إِلَى مُوسَى بَلْ عَبْدُنَا الْخَضِرُ - قَالَ - فَسَأَلَ مُوسَى السَّبِيلَ إِلَى لُقِيِّهِ فَجَعَلَ اللَّهُ لَهُ الْحُوتَ آيَةً وَقِيلَ لَهُ إِذَا افْتَقَدْتَ الْحُوتَ فَارْجِعْ فَإِنَّكَ سَتَلْقَاهُ فَسَارَ مُوسَى مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَسِيرَ ثُمَّ قَالَ لِفَتَاهُ آتِنَا غَدَاءَنَا ‏.‏ فَقَالَ فَتَى مُوسَى حِينَ سَأَلَهُ الْغَدَاءَ أَرَأَيْتَ إِذْ أَوَيْنَا إِلَى الصَّخْرَةِ فَإِنِّي نَسِيتُ الْحُوتَ وَمَا أَنْسَانِيهُ إِلاَّ الشَّيْطَانُ أَنْ أَذْكُرَهُ ‏.‏ فَقَالَ مُوسَى لِفَتَاهُ ذَلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِي ‏.‏ فَارْتَدَّا عَلَى آثَارِهِمَا قَصَصًا فَوَجَدَا خَضِرًا ‏.‏ فَكَانَ مِنْ شَأْنِهِمَا مَا قَصَّ اللَّهُ فِي كِتَابِهِ ‏"‏ ‏.‏ إِلاَّ أَنَّ يُونُسَ قَالَ فَكَانَ يَتَّبِعُ أَثَرَ الْحُوتِ فِي الْبَحْرِ ‏.‏

Bana Harmele b. Yahyâ anlattı; bize İbn Vehb haber verdi; bana Yûnus haber verdi; İbn Şihâb'tan; Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mes’ûd’dan; Abdullah b. Abbas’tan nakledildiğine göre; kendisi ile el-Hurr b. Kays b. Hisn el-Fezârî, Musa aleyhisselâm’ın arkadaşı hakkında münakaşa ettiler. İbn Abbas: “O, Hızır’dır.” dedi. O sırada yanlarından Übey b. Ka’b el-Ensarî geçti; İbn Abbas onu çağırarak: “Ey Ebû’t-Tufeyl! Yanımıza gel; ben ve şu arkadaşım, Musa’nın kendisiyle buluşmak için yol aradığı arkadaşı hakkında münakaşa ettik. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in onun durumu hakkında bir şey zikrettiğini işittin mi?” diye sordu. Übey: “Evet, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu duydum: “Musa İsrailoğulları’ndan bir topluluk içindeyken yanına bir adam gelip: ‘Senden daha alim birini biliyor musun?’ diye sordu. Musa: ‘Hayır.’ dedi. Bunun üzerine Allah Musa’ya: ‘Bilakis kulumuz Hızır [senden daha alimdir].’ diye vahyetti. Musa onunla buluşma yolunu sordu. Allah balığı onun için bir alamet kıldı ve kendisine: ‘Balığı kaybettiğin zaman geri dön; kuşkusuz onunla karşılaşırsın.’ denildi. Musa, Allah’ın dilediği kadar yürüdü; sonra yardımcısına: ‘Kuşluk yemeğimizi getir.’ dedi. Musa yemeği isteyince yardımcısı: ‘Gördün mü kayaya sığındığımızda ben balığı unuttum! Onu hatırlamamı bana ancak şeytan unutturdu.’ dedi. Musa yardımcısına: ‘İşte bizim aradığımız da buydu!’ dedi. Kendi izlerini takip ederek geri döndüler ve Hızır’ı buldular. Bundan sonrası Allah’ın Kitabı’nda anlattığı gibidir.” Ancak Yûnus [kendi rivayetinde]: “Musa, denizde balığın izini takip ediyordu.” dedi.