Sahabenin Faziletleri Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2396. Hadis

حَدَّثَنَا مَنْصُورُ بْنُ أَبِي مُزَاحِمٍ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ يَعْنِي ابْنَ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا حَسَنٌ، الْحُلْوَانِيُّ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنِي وَقَالَ، حَسَنٌ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ - حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، بْنِ زَيْدٍ أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَاهُ سَعْدًا قَالَ اسْتَأْذَنَ عُمَرُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعِنْدَهُ نِسَاءٌ مِنْ قُرَيْشٍ يُكَلِّمْنَهُ وَيَسْتَكْثِرْنَهُ عَالِيَةً أَصْوَاتُهُنَّ فَلَمَّا اسْتَأْذَنَ عُمَرُ قُمْنَ يَبْتَدِرْنَ الْحِجَابَ فَأَذِنَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَضْحَكُ فَقَالَ عُمَرُ أَضْحَكَ اللَّهُ سِنَّكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ عَجِبْتُ مِنْ هَؤُلاَءِ اللاَّتِي كُنَّ عِنْدِي فَلَمَّا سَمِعْنَ صَوْتَكَ ابْتَدَرْنَ الْحِجَابَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ عُمَرُ فَأَنْتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَحَقُّ أَنْ يَهَبْنَ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ عُمَرُ أَىْ عَدُوَّاتِ أَنْفُسِهِنَّ أَتَهَبْنَنِي وَلاَ تَهَبْنَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُلْنَ نَعَمْ أَنْتَ أَغْلَظُ وَأَفَظُّ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ مَا لَقِيَكَ الشَّيْطَانُ قَطُّ سَالِكًا فَجًّا إِلاَّ سَلَكَ فَجًّا غَيْرَ فَجِّكَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Mansûr b. Ebî Müzâhim anlattı; bize İbrahim -yani İbn Sa'd- anlattı; (H) bize el-Hasen el-Hulvânî ve Abd b. Humeyd anlattılar; Abd: “Bana haber verdi.”, el-Hasen ise: “Bize Ya’kūb anlattı.” dediler. Ya’kūb -ki o İbrahim b. Sa’d’ın oğludur-; bize babam anlattı; Sâlih’ten; İbn Şihâb’tan; bana Abdülhamîd b. Abdurrahman b. Zeyd haber verdi; Muhammed b. Sa’d b. Ebî Vakkâs’ın ona haber verdiğine göre babası Sa’d şöyle demiştir: Ömer, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanına girmek için izin istedi. O sırada yanındaki Kureyşli kadınlar, seslerini yükselterek ondan [dünyalık] bir şeyler istiyorlardı. Ömer izin isteyince, kadınlar hemen kalkıp perde arkasına koşuştular. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem gülümseyerek ona izin verdi. Ömer içeri girince: “Ey Allah’ın Resulü! Allah seni daima güldürsün!” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Şu yanımda olan kadınların haline şaşırdım; senin sesini duyunca hemen perde arkasına saklandılar.” buyurdu. Ömer: “Ey Allah’ın Resulü! Asıl senden çekinmeleri gerekirdi.” dedi. Sonra da kadınlara hitaben: “Ey nefislerinin düşmanları! Benden çekiniyorsunuz da Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’den çekinmiyor musunuz?” diye seslendi. Kadınlar: “Evet! Sen Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’den daha sert ve daha katısın.” dediler. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Canım elinde olan Allah’a yemin olsun ki, şeytan ne zaman seni bir yolda yürürken görse, mutlaka senin yolundan başka bir yola sapar.” buyurdu.