2398_1. Hadis
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ سَرْحٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، بْنِ سَعْدٍ عَنْ أَبِيهِ، سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ " قَدْ كَانَ يَكُونُ فِي الأُمَمِ قَبْلَكُمْ مُحَدَّثُونَ فَإِنْ يَكُنْ فِي أُمَّتِي مِنْهُمْ أَحَدٌ فَإِنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ مِنْهُمْ " . قَالَ ابْنُ وَهْبٍ تَفْسِيرُ مُحَدَّثُونَ مُلْهَمُونَ .
Bana Ebu’t-Tâhir Ahmed b. Amr b. Serh anlattı; bize Abdullah b. Vehb anlattı; İbrahim b. Sa’d’dan; babası Sa’d b. İbrahim’den; Ebû Seleme’den; Âişe’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyururdu: “Sizden önceki ümmetler içinde muhaddesûn [kendilerine ilham olunan kişiler] bulunurdu. Eğer benim ümmetim içinde de onlardan biri varsa, şüphesiz Ömer b. el-Hattâb onlardandır.” İbn Vehb: “Muhaddesûn’un anlamı, mülhemûn [kendilerine ilham olunanlar] demektir.” dedi.