2445. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، كِلاَهُمَا عَنْ أَبِي نُعَيْمٍ، قَالَ عَبْدٌ حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ أَيْمَنَ، حَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنِ الْقَاسِمِ، بْنِ مُحَمَّدٍ عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا خَرَجَ أَقْرَعَ بَيْنَ نِسَائِهِ فَطَارَتِ الْقُرْعَةُ عَلَى عَائِشَةَ وَحَفْصَةَ فَخَرَجَتَا مَعَهُ جَمِيعًا وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا كَانَ بِاللَّيْلِ سَارَ مَعَ عَائِشَةَ يَتَحَدَّثُ مَعَهَا فَقَالَتْ حَفْصَةُ لِعَائِشَةَ أَلاَ تَرْكَبِينَ اللَّيْلَةَ بَعِيرِي وَأَرْكَبُ بَعِيرَكِ فَتَنْظُرِينَ وَأَنْظُرُ قَالَتْ بَلَى . فَرَكِبَتْ عَائِشَةُ عَلَى بَعِيرِ حَفْصَةَ وَرَكِبَتْ حَفْصَةُ عَلَى بَعِيرِ عَائِشَةَ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى جَمَلِ عَائِشَةَ وَعَلَيْهِ حَفْصَةُ فَسَلَّمَ ثُمَّ صَارَ مَعَهَا حَتَّى نَزَلُوا فَافْتَقَدَتْهُ عَائِشَةُ فَغَارَتْ فَلَمَّا نَزَلُوا جَعَلَتْ تَجْعَلُ رِجْلَهَا بَيْنَ الإِذْخِرِ وَتَقُولُ يَا رَبِّ سَلِّطْ عَلَىَّ عَقْرَبًا أَوْ حَيَّةً تَلْدَغُنِي رَسُولُكَ وَلاَ أَسْتَطِيعُ أَنْ أَقُولَ لَهُ شَيْئًا .
Bize İshak b. İbrahim el-Hanzalî ve Abd b. Humeyd anlattılar; her ikisi de Ebu Nuaym’dan [naklettiler]. Abd; “Bize Ebu Nuaym anlattı” dedi. Bize Abdülvâhid b. Eymen anlattı; bana İbn Ebi Müleyke anlattı; el-Kasım b. Muhammed’den; Âişe’den; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem [sefer için] dışarı çıkacağı zaman hanımları arasında kura çekerdi. [Bir keresinde] kura Âişe ve Hafsa’ya çıktı; böylece her ikisi de Onunla beraber [yolculuğa] çıktılar. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem gece olunca devesini Âişe’nin devesinin yanına sürer ve onunla söyleşirdi. Hafsa, Âişe’ye; “Bu gece sen benim deveme binsen, ben de senin devene binsem; [böylece] sen [farklı bir manzaraya] baksan, ben de baksam olmaz mı?” dedi. [Âişe de]; “Olur” dedi. Böylece Âişe Hafsa’nın devesine, Hafsa da Âişe’nin devesine bindi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem Âişe’nin [sandığı] devesinin yanına geldi; [Hafsa’ya] selam verdi ve konaklayana kadar onunla beraber yol aldı. Âişe [Peygamber’i yanında göremeyince] kıskançlığa kapıldı. Konakladıklarında ayağını izhir (Mekke samanı/otu) lerin arasına sokmaya başladı ve şöyle diyordu: “Yâ Rabbi! Beni sokacak bir akrep veya bir yılan musallat et! [Çünkü o] Senin Resulündür, ben ise Ona [bu konuda] bir şey söyleyemem!”