Sahabenin Faziletleri Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

2492_3. Hadis

قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَقَالَ ابْنُ الْمُسَيَّبِ إِنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ قَالَ يَقُولُونَ إِنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ قَدْ أَكْثَرَ وَاللَّهُ الْمَوْعِدُ وَيَقُولُونَ مَا بَالُ الْمُهَاجِرِينَ وَالأَنْصَارِ لاَ يَتَحَدَّثُونَ مِثْلَ أَحَادِيثِهِ وَسَأُخْبِرُكُمْ عَنْ ذَلِكَ إِنَّ إِخْوَانِي مِنَ الأَنْصَارِ كَانَ يَشْغَلُهُمْ عَمَلُ أَرَضِيهِمْ وَإِنَّ إِخْوَانِي مِنَ الْمُهَاجِرِينَ كَانَ يَشْغَلُهُمُ الصَّفْقُ بِالأَسْوَاقِ وَكُنْتُ أَلْزَمُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى مِلْءِ بَطْنِي فَأَشْهَدُ إِذَا غَابُوا وَأَحْفَظُ إِذَا نَسُوا وَلَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا ‏"‏ أَيُّكُمْ يَبْسُطُ ثَوْبَهُ فَيَأْخُذُ مِنْ حَدِيثِي هَذَا ثُمَّ يَجْمَعُهُ إِلَى صَدْرِهِ فَإِنَّهُ لَمْ يَنْسَ شَيْئًا سَمِعَهُ ‏"‏ ‏.‏ فَبَسَطْتُ بُرْدَةً عَلَىَّ حَتَّى فَرَغَ مِنْ حَدِيثِهِ ثُمَّ جَمَعْتُهَا إِلَى صَدْرِي فَمَا نَسِيتُ بَعْدَ ذَلِكَ الْيَوْمِ شَيْئًا حَدَّثَنِي بِهِ وَلَوْلاَ آيَتَانِ أَنْزَلَهُمَا اللَّهُ فِي كِتَابِهِ مَا حَدَّثْتُ شَيْئًا أَبَدًا ‏{‏ إِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدَى‏}‏ إِلَى آخِرِ الآيَتَيْنِ ‏.‏

İbn Şihâb şöyle dedi: İbnü’l-Müseyyeb’in bildirdiğine göre Ebû Hureyre şöyle demiştir: “İnsanlar: ‘Ebû Hureyre çok hadis naklediyor.’ diyorlar; hesap günü buluşma yerimiz Allah’ın huzurudur. Yine: ‘Muhacir ve Ensar neden onun gibi çok hadis anlatmıyorlar?’ diyorlar. Ben size bunun sebebini haber vereceğim: Ensar’dan olan kardeşlerimi arazilerindeki işleri, Muhacirlerden olan kardeşlerimi ise çarşılardaki ticaretleri meşgul ediyordu. Ben ise sadece karnımı doyurmak karşılığında Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’den ayrılmazdım; onlar yokken ben huzurda hazır bulunur, onlar unuttuğunda ben ezberlerdim. Bir gün Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘Hanginiz elbisesini yayar da benim şu sözlerimi dinler, sonra onu göğsüne toplarsa, işittiği hiçbir şeyi asla unutmaz?’ buyurdu. Bunun üzerine üzerimdeki bürdeyi, o sözünü bitirinceye kadar yaydım, sonra onu göğsüme topladım. O günden sonra onun bana anlattığı hiçbir şeyi unutmadım. Şayet Allah’ın Kitabı’nda indirdiği şu iki ayet olmasaydı, asla hiçbir şey anlatmazdım: { إِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدَى } ‘İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti gizleyenler...’ (ayetin sonuna kadar).”