2542_1. Hadis
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ، حَدَّثَنِي سَعِيدٌ الْجُرَيْرِيُّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أُسَيْرِ بْنِ جَابِرٍ، أَنَّ أَهْلَ الْكُوفَةِ، وَفَدُوا، إِلَى عُمَرَ وَفِيهِمْ رَجُلٌ مِمَّنْ كَانَ يَسْخَرُ بِأُوَيْسٍ فَقَالَ عُمَرُ هَلْ هَا هُنَا أَحَدٌ مِنَ الْقَرَنِيِّينَ فَجَاءَ ذَلِكَ الرَّجُلُ فَقَالَ عُمَرُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ قَالَ " إِنَّ رَجُلاً يَأْتِيكُمْ مِنَ الْيَمَنِ يُقَالُ لَهُ أُوَيْسٌ لاَ يَدَعُ بِالْيَمَنِ غَيْرَ أُمٍّ لَهُ قَدْ كَانَ بِهِ بَيَاضٌ فَدَعَا اللَّهَ فَأَذْهَبَهُ عَنْهُ إِلاَّ مَوْضِعَ الدِّينَارِ أَوِ الدِّرْهَمِ فَمَنْ لَقِيَهُ مِنْكُمْ فَلْيَسْتَغْفِرْ لَكُمْ " .
Bana Züheyr b. Harb anlattı; bize Hâşim b. el-Kāsım anlattı; bize Süleyman b. el-Mugîre anlattı; bana Saîd el-Cüreyrî anlattı; Ebû Nadra’dan; Useyr b. Câbir’den [nakletti]; o şöyle demiştir: Kûfe halkı Ömer [radıyallahu anh]’ın yanına bir heyet halinde gelmişlerdi. Aralarında Üveys ile alay edenlerden biri de vardı. Ömer: “Burada Karanlılardan kimse var mı?” diye sordu. [Üveys ile alay eden] o adam öne çıktı. Bunun üzerine Ömer şöyle dedi: “Şüphesiz Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: ‘Size Yemen’den Üveys denilen bir adam gelecektir; Yemen’de annesinden başka [bakacak] kimsesi yoktur. Kendisinde alaca hastalığı (beyâz) vardı; Allah’a dua etti de Allah, bir dinar veya dirhem yeri kadar [bir iz] hariç ondan bu hastalığı giderdi. Aranızdan her kim onunla karşılaşırsa, kendisi için [Allah’tan] bağışlanma dilemesini istesin.’”