2595_2. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو الرَّبِيعِ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، وَهُوَ ابْنُ زَيْدٍ ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا الثَّقَفِيُّ، كِلاَهُمَا عَنْ أَيُّوبَ، بِإِسْنَادِ إِسْمَاعِيلَ . نَحْوَ حَدِيثِهِ إِلاَّ أَنَّ فِي حَدِيثِ حَمَّادٍ قَالَ عِمْرَانُ فَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَيْهَا نَاقَةً وَرْقَاءَ وَفِي حَدِيثِ الثَّقَفِيِّ فَقَالَ " خُذُوا مَا عَلَيْهَا وَأَعْرُوهَا فَإِنَّهَا مَلْعُونَةٌ " .
Bize Kuteybe b. Said ve Ebu’r-Rebî anlattı; dediler ki: Bize Hammad —ki o İbn Zeyd’dir— anlattı. (H) Ve bize İbn Ebi Ömer anlattı; dedi ki: Bize Sekafî anlattı. Her ikisi de Eyyub’dan, İsmail’in isnadıyla, onun hadisinin benzerini [nakletti]. Ancak Hammad’ın hadisinde İmran şöyle dedi: “Ona, kül rengi bir deveye bakar gibiyim.” Sekafî’nin hadisinde ise [Resulullah] şöyle buyurdu: “Üzerindekileri alın ve onu çıplak bırakın; çünkü o lanetlenmiştir.”