2638_2. Hadis
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ بُرْقَانَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ الأَصَمِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، بِحَدِيثٍ يَرْفَعُهُ قَالَ " النَّاسُ مَعَادِنُ كَمَعَادِنِ الْفِضَّةِ وَالذَّهَبِ خِيَارُهُمْ فِي الْجَاهِلِيَّةِ خِيَارُهُمْ فِي الإِسْلاَمِ إِذَا فَقُهُوا وَالأَرْوَاحُ جُنُودٌ مُجَنَّدَةٌ فَمَا تَعَارَفَ مِنْهَا ائْتَلَفَ وَمَا تَنَاكَرَ مِنْهَا اخْتَلَفَ " .
Bana Züheyr b. Harb anlattı; bize Kesîr b. Hişâm anlattı; bize Ca'fer b. Bürkân anlattı; bize Yezîd b. el-Asamm anlattı; Ebû Hureyre'den; [Resulullah'a] ulaştırdığı [merfu olarak rivayet ettiği] bir hadiste şöyle demiştir: "İnsanlar altın ve gümüş madenleri gibi [çeşitli] madenlerdir. Cahiliye döneminde [karakterce] hayırlı olanlar, fıkıh sahibi oldukları [dini iyice kavradıkları] takdirde İslam'da da hayırlı olanlardır. Ruhlar ise [bir araya getirilmiş] ordular gibidir. Onlardan [ezelde] birbiriyle tanışanlar kaynaşır; birbiriyle tanışmayanlar ise ayrılığa düşer."