2701. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مَرْحُومُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ أَبِي نَعَامَةَ السَّعْدِيِّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ خَرَجَ مُعَاوِيَةُ عَلَى حَلْقَةٍ فِي الْمَسْجِدِ فَقَالَ مَا أَجْلَسَكُمْ قَالُوا جَلَسْنَا نَذْكُرُ اللَّهَ . قَالَ آللَّهِ مَا أَجْلَسَكُمْ إِلاَّ ذَاكَ قَالُوا وَاللَّهِ مَا أَجْلَسَنَا إِلاَّ ذَاكَ . قَالَ أَمَا إِنِّي لَمْ أَسْتَحْلِفْكُمْ تُهْمَةً لَكُمْ وَمَا كَانَ أَحَدٌ بِمَنْزِلَتِي مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَقَلَّ عَنْهُ حَدِيثًا مِنِّي وَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ عَلَى حَلْقَةٍ مِنْ أَصْحَابِهِ فَقَالَ " مَا أَجْلَسَكُمْ " . قَالُوا جَلَسْنَا نَذْكُرُ اللَّهَ وَنَحْمَدُهُ عَلَى مَا هَدَانَا لِلإِسْلاَمِ وَمَنَّ بِهِ عَلَيْنَا . قَالَ " آللَّهِ مَا أَجْلَسَكُمْ إِلاَّ ذَاكَ " . قَالُوا وَاللَّهِ مَا أَجْلَسَنَا إِلاَّ ذَاكَ . قَالَ " أَمَا إِنِّي لَمْ أَسْتَحْلِفْكُمْ تُهْمَةً لَكُمْ وَلَكِنَّهُ أَتَانِي جِبْرِيلُ فَأَخْبَرَنِي أَنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ يُبَاهِي بِكُمُ الْمَلاَئِكَةَ " .
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Merhûm b. Abdülaziz anlattı; Ebu Naâme es-Sa’dî’den; Ebu Osman’dan; Ebu Said el-Hudrî’den; dedi ki: Muaviye mescitteki bir halkanın yanına çıktı ve: “Sizi burada ne oturttu?” diye sordu. “Allah’ı zikretmek için oturduk,” dediler. [Muaviye]: “Allah aşkına, sizi ancak bu mu oturttu?” dedi. “Vallahi bizi ancak bu oturttu,” dediler. [Muaviye] şöyle dedi: “Ben size, hakkınızda bir şüphe duyduğum için yemin ettirmedim. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e benim konumumda olup da ondan benden daha az hadis rivayet eden kimse yoktur. [Şunu bilesiniz ki] Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ashabından bir halkanın yanına çıktı ve: ‘Sizi burada ne oturttu?’ buyurdu. Onlar: ‘Bizi İslam’a hidayet ettiği ve bunu bize lütfettiği için Allah’ı zikretmek ve O’na hamdetmek üzere oturduk,’ dediler. [Peygamber]: ‘Allah aşkına, sizi ancak bu mu oturttu?’ buyurdu. ‘Vallahi bizi ancak bu oturttu,’ dediler. Buyurdu ki: ‘Ben size, hakkınızda bir şüphe duyduğum için yemin ettirmedim. Lakin Cebrail bana geldi ve Allah azze ve celle’nin sizinle meleklere karşı övündüğünü bana haber verdi.’”