537_1. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو جَعْفَرٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ - وَتَقَارَبَا فِي لَفْظِ الْحَدِيثِ - قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ حَجَّاجٍ الصَّوَّافِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ أَبِي مَيْمُونَةَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ الْحَكَمِ السُّلَمِيِّ، قَالَ بَيْنَا أَنَا أُصَلِّي، مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذْ عَطَسَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ فَقُلْتُ يَرْحَمُكَ اللَّهُ . فَرَمَانِي الْقَوْمُ بِأَبْصَارِهِمْ فَقُلْتُ وَاثُكْلَ أُمِّيَاهْ مَا شَأْنُكُمْ تَنْظُرُونَ إِلَىَّ . فَجَعَلُوا يَضْرِبُونَ بِأَيْدِيهِمْ عَلَى أَفْخَاذِهِمْ فَلَمَّا رَأَيْتُهُمْ يُصَمِّتُونَنِي لَكِنِّي سَكَتُّ فَلَمَّا صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَبِأَبِي هُوَ وَأُمِّي مَا رَأَيْتُ مُعَلِّمًا قَبْلَهُ وَلاَ بَعْدَهُ أَحْسَنَ تَعْلِيمًا مِنْهُ فَوَاللَّهِ مَا كَهَرَنِي وَلاَ ضَرَبَنِي وَلاَ شَتَمَنِي قَالَ " إِنَّ هَذِهِ الصَّلاَةَ لاَ يَصْلُحُ فِيهَا شَىْءٌ مِنْ كَلاَمِ النَّاسِ إِنَّمَا هُوَ التَّسْبِيحُ وَالتَّكْبِيرُ وَقِرَاءَةُ الْقُرْآنِ " . أَوْ كَمَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي حَدِيثُ عَهْدٍ بِجَاهِلِيَّةٍ وَقَدْ جَاءَ اللَّهُ بِالإِسْلاَمِ وَإِنَّ مِنَّا رِجَالاً يَأْتُونَ الْكُهَّانَ . قَالَ " فَلاَ تَأْتِهِمْ " . قَالَ وَمِنَّا رِجَالٌ يَتَطَيَّرُونَ . قَالَ " ذَاكَ شَىْءٌ يَجِدُونَهُ فِي صُدُورِهِمْ فَلاَ يَصُدَّنَّهُمْ " . قَالَ ابْنُ الصَّبَّاحِ " فَلاَ يَصُدَّنَّكُمْ " . قَالَ قُلْتُ وَمِنَّا رِجَالٌ يَخُطُّونَ . قَالَ " كَانَ نَبِيٌّ مِنَ الأَنْبِيَاءِ يَخُطُّ فَمَنْ وَافَقَ خَطَّهُ فَذَاكَ " . قَالَ وَكَانَتْ لِي جَارِيَةٌ تَرْعَى غَنَمًا لِي قِبَلَ أُحُدٍ وَالْجَوَّانِيَّةِ فَاطَّلَعْتُ ذَاتَ يَوْمٍ فَإِذَا الذِّيبُ قَدْ ذَهَبَ بِشَاةٍ مِنْ غَنَمِهَا وَأَنَا رَجُلٌ مِنْ بَنِي آدَمَ آسَفُ كَمَا يَأْسَفُونَ لَكِنِّي صَكَكْتُهَا صَكَّةً فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَعَظَّمَ ذَلِكَ عَلَىَّ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفَلاَ أُعْتِقُهَا قَالَ " ائْتِنِي بِهَا " . فَأَتَيْتُهُ بِهَا فَقَالَ لَهَا " أَيْنَ اللَّهُ " . قَالَتْ فِي السَّمَاءِ . قَالَ " مَنْ أَنَا " . قَالَتْ أَنْتَ رَسُولُ اللَّهِ . قَالَ " أَعْتِقْهَا فَإِنَّهَا مُؤْمِنَةٌ " .
Ebu Cafer Muhammed b. El-Sabbah ve Ebu Bekir b. Ebi Şeybe bize anlattılar. -Hadisin lafzında birbirlerine yakındırlar.- Her ikisi de dediler ki: İsmail b. İbrahim bize Haccac es-Savvaf'tan; [o] Yahya b. Ebi Kesir'den; [o] Hilal b. Ebi Meymune'den; [o] Ata b. Yesar'dan; [o da] Muaviye b. El-Hakem es-Sulemi'den [naklederek] anlattı. [Muaviye] dedi ki: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte namaz kılarken cemaatten bir adam hapşırdı. Ben de: ‘Yerhamukallah’ (Allah sana rahmet etsin) dedim. Bunun üzerine cemaat bana bakış fırlattı. Ben: ‘Vay annem beni kaybedeydi (Yazıklar olsun bana)! Ne oluyor da bana bakıyorsunuz?’ dedim. Ellerini uyluklarına vurmaya başladılar. Beni susturmaya çalıştıklarını görünce [sustum]. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem namazı bitirince -babam anam ona feda olsun; ne ondan önce ne de ondan sonra ondan daha güzel öğreten bir öğretmen görmedim- Vallahi beni ne azarladı ne vurdu ne de sövdü. Şöyle buyurdu: ‘Şüphesiz bu namazda insan kelamından (konuşmasından) hiçbir şey uygun düşmez. O ancak tesbih, tekbir ve Kur'an okumaktır.’ Yahut Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in buyurduğu gibi [buyurdu]. Ben: ‘Ey Allah'ın Resulü! Ben cahiliye döneminden yeni çıkmış biriyim (henüz yeni Müslüman oldum). Allah İslam'ı getirdi. Bizim içimizde kâhinlere (gelecekten haber verenlere) giden adamlar var’ dedim. [Resulullah]: ‘Onlara gitme’ buyurdu. ‘İçimizde tetayyur (uğursuzluk sayma) yapan adamlar var’ dedim. ‘Bu, onların içlerinde (kalplerinde) hissettikleri bir şeydir; sakın onları [işlerinden] alıkoymasın’ buyurdu. İbnü's-Sabbah: ‘Sakın sizi [işinizden] alıkoymasın’ [rivayet etti]. ‘İçimizde [kum üzerine] çizgi çizen adamlar var’ dedim. [Resulullah]: ‘Peygamberlerden bir peygamber çizgi çizerdi. Kimin çizgisi onun çizgisine uygun düşerse işte o [budur]’ buyurdu. (Muaviye devamla dedi ki:) Uhud ve Cevaniyye taraflarında koyunlarımı otlatan bir cariyem vardı. Bir gün oraya çıktığımda bir de ne göreyim; kurt onun koyunlarından birini alıp götürmüş. Ben de Ademoğullarından biriyim; onlar nasıl üzülürse ben de öyle üzülürüm. Ancak [bir anlık öfkeyle] ona bir tokat attım. Sonra Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanına geldim; o bunu [yapmamı] bana ağır bir [hata] olarak gösterdi. Ben: ‘Ey Allah'ın Resulü! Onu azat etmeyeyim mi?’ dedim. ‘Onu bana getir’ buyurdu. Ben de onu getirdim. [Resulullah] ona: ‘Allah nerededir?’ diye sordu. [Cariye]: ‘Semadadır’ dedi. ‘Ben kimim?’ buyurdu. [Cariye]: ‘Sen Allah'ın Resulüsün’ dedi. Bunun üzerine [Resulullah bana]: ‘Onu azat et, çünkü o müminedir’ buyurdu.”