560_1. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبَّادٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - هُوَ ابْنُ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي عَتِيقٍ، قَالَ تَحَدَّثْتُ أَنَا وَالْقَاسِمُ، عِنْدَ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - حَدِيثًا وَكَانَ الْقَاسِمُ رَجُلاً لَحَّانَةً وَكَانَ لأُمِّ وَلَدٍ فَقَالَتْ لَهُ عَائِشَةُ مَا لَكَ لاَ تَحَدَّثُ كَمَا يَتَحَدَّثُ ابْنُ أَخِي هَذَا أَمَا إِنِّي قَدْ عَلِمْتُ مِنْ أَيْنَ أُتِيتَ . هَذَا أَدَّبَتْهُ أُمُّهُ وَأَنْتَ أَدَّبَتْكَ أُمُّكَ - قَالَ - فَغَضِبَ الْقَاسِمُ وَأَضَبَّ عَلَيْهَا فَلَمَّا رَأَى مَائِدَةَ عَائِشَةَ قَدْ أُتِيَ بِهَا قَامَ . قَالَتْ أَيْنَ قَالَ أُصَلِّي . قَالَتِ اجْلِسْ . قَالَ إِنِّي أُصَلِّي . قَالَتِ اجْلِسْ غُدَرُ إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ صَلاَةَ بِحَضْرَةِ الطَّعَامِ وَلاَ وَهُوَ يُدَافِعُهُ الأَخْبَثَانِ " .
Muhammed b. Abbâd bize anlattı [ve] dedi ki: Hatim b. İsmail bize Yakub b. Mücahid'den; [o da] İbn Ebi Atîk'ten [naklederek] anlattı. [İbn Ebi Atîk] şöyle dedi: Kasım ile birlikte Aişe radıyallahu anhâ’nın yanında sohbet ediyorduk. Kasım [konuşurken] çok dil hatası yapan bir adamdı ve bir ümmü veled (cariyeden doğma çocuk) idi. Aişe ona: “Sana ne oluyor da şu yeğenim [İbn Ebi Atîk] gibi [düzgün] konuşmuyorsun? Doğrusu ben senin neden böyle [hatalı konuştuğunu] iyi biliyorum. Onu annesi [güzelce] terbiye etti, seni de annen terbiye etti” dedi. Bunun üzerine Kasım [Aişe'ye] kızdı ve ona karşı tavır aldı (sustu). Aişe'nin sofrası getirilince [Kasım sofradan] kalktı. Aişe: “Nereye [gidiyorsun]?” dedi. [Kasım]: “Namaz kılacağım” cevabını verdi. Aişe: “Otur!” dedi. Kasım [tekrar]: “Ben namaz kılacağım” dedi. Aişe: “Otur hey vefasız (hilekâr)! Zira ben Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i: ‘Yemek hazır olduğunda ve iki habis şey (idrar ve dışkı) [kişiyi] sıkıştırdığında namaz yoktur (kılınmaz)’ buyururken işittim” dedi.