612_4. Hadis
وَحَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " وَقْتُ الظُّهْرِ إِذَا زَالَتِ الشَّمْسُ وَكَانَ ظِلُّ الرَّجُلِ كَطُولِهِ مَا لَمْ يَحْضُرِ الْعَصْرُ وَوَقْتُ الْعَصْرِ مَا لَمْ تَصْفَرَّ الشَّمْسُ وَوَقْتُ صَلاَةِ الْمَغْرِبِ مَا لَمْ يَغِبِ الشَّفَقُ وَوَقْتُ صَلاَةِ الْعِشَاءِ إِلَى نِصْفِ اللَّيْلِ الأَوْسَطِ وَوَقْتُ صَلاَةِ الصُّبْحِ مِنْ طُلُوعِ الْفَجْرِ مَا لَمْ تَطْلُعِ الشَّمْسُ فَإِذَا طَلَعَتِ الشَّمْسُ فَأَمْسِكْ عَنِ الصَّلاَةِ فَإِنَّهَا تَطْلُعُ بَيْنَ قَرْنَىْ شَيْطَانٍ " .
Bana Ahmed b. İbrahim ed-Devrakî tahdis etti; Bize Abdüssamed tahdis etti; Bize Hemmam tahdis etti; Bize Katade tahdis etti; Ebu Eyyub'dan; Abdullah b. Amr'dan; [naklettiğine göre] Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Öğle vakti, güneş zevale erdiğinde (batıya kaydığında), ikindi vakti girmedikçe kişinin gölgesi kendi boyu kadar olduğu zamandır. İkindi vakti, güneş sararıncaya kadardır. Akşam namazı vakti, şafak (kırmızılığı) kayboluncaya kadardır. Yatsı namazı vakti, orta gece yarısına kadardır. Sabah namazı vakti ise fecrin doğuşundan güneşin doğuşuna kadardır. Güneş doğduğunda ise namaz kılmaktan el çek (dur); çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasından doğar.”