645_1. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، كُلُّهُمْ عَنْ سُفْيَانَ بْنِ عُيَيْنَةَ، - قَالَ عَمْرٌو حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، - عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ نِسَاءَ الْمُؤْمِنَاتِ، كُنَّ يُصَلِّينَ الصُّبْحَ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ يَرْجِعْنَ مُتَلَفِّعَاتٍ بِمُرُوطِهِنَّ لاَ يَعْرِفُهُنَّ أَحَدٌ .
Bize Ebû Bekr b. Ebû Şeybe, Amr en-Nâkid ve Züheyr b. Harb, hep birlikte Süfyân b. Uyeyne’den anlattılar. -Amr: Bize Süfyân b. Uyeyne anlattı dedi.- Zührî’den; Urve’den; Âişe’den [naklederek]; Mümin kadınlar sabah namazını Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile beraber kılarlardı; sonra mürûtlarına (örtülerine) bürünmüş olarak geri dönerlerdi ve hiç kimse onları tanıyamazdı.