675_1. Hadis
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ أَنَّهُمَا سَمِعَا أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ حِينَ يَفْرُغُ مِنْ صَلاَةِ الْفَجْرِ مِنَ الْقِرَاءَةِ وَيُكَبِّرُ وَيَرْفَعُ رَأْسَهُ " سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ " . ثُمَّ يَقُولُ وَهُوَ قَائِمٌ " اللَّهُمَّ أَنْجِ الْوَلِيدَ بْنَ الْوَلِيدِ وَسَلَمَةَ بْنَ هِشَامٍ وَعَيَّاشَ بْنَ أَبِي رَبِيعَةَ وَالْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ اللَّهُمَّ اشْدُدْ وَطْأَتَكَ عَلَى مُضَرَ وَاجْعَلْهَا عَلَيْهِمْ كَسِنِي يُوسُفَ اللَّهُمَّ الْعَنْ لِحْيَانَ وَرِعْلاً وَذَكْوَانَ وَعُصَيَّةَ عَصَتِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ " . ثُمَّ بَلَغَنَا أَنَّهُ تَرَكَ ذَلِكَ لَمَّا أُنْزِلَ { لَيْسَ لَكَ مِنَ الأَمْرِ شَىْءٌ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ أَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَإِنَّهُمْ ظَالِمُونَ} .
Bana Ebü’t-Tâhir ve Harmele b. Yahyâ anlattılar; dediler ki: Bize İbn Vehb haber verdi; bana Yûnus b. Yezîd, İbn Şihâb’dan haber verdi; [İbn Şihâb] dedi ki: Bana Saîd b. el-Müseyyeb ve Ebû Seleme b. Abdurrahman b. Avf, Ebû Hüreyre’yi şöyle derken işittiklerini haber verdiler: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem sabah namazında okumayı bitirip tekbir getirdiğinde ve başını [rükûdan] kaldırıp: “Semiallâhü limen hamideh, Rabbenâ ve lekel hamd” dediğinde, ayaktayken şöyle buyururdu: “Allah’ım! el-Velîd b. el-Velîd’i, Seleme b. Hişâm’ı, Ayyaş b. Ebû Rebîa’yı ve müminlerden zayıf bırakılanları (müstaz’afîn) kurtar! Allah’ım! Mudar [kabilesi] üzerindeki baskını (vat’ateke) şiddetlendir ve onu onlar üzerine Yûsuf’un [kıtlık] yılları gibi [musibet] kıl! Allah’ım! Lihyân’a, Ri’l’e, Zekvân’a ve Allah ile Resulüne isyan eden Usayye’ye lanet et!” Sonra bize ulaştığına göre, şu ayet nazil olunca [Resulullah] bunu (bedduayı) terk etti: { لَيْسَ لَكَ مِنَ الأَمْرِ شَىْءٌ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ أَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَإِنَّهُمْ ظَالِمُونَ } “Bu işten sana hiçbir şey düşmez; [Allah] ya onların tevbelerini kabul eder yahut onlara azap eder; çünkü onlar zalimlerdir.”