2795_1. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ الأَشَجُّ، - وَاللَّفْظُ لِعَبْدِ اللَّهِ - قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ خَبَّابٍ، قَالَ كَانَ لِي عَلَى الْعَاصِ بْنِ وَائِلٍ دَيْنٌ فَأَتَيْتُهُ أَتَقَاضَاهُ فَقَالَ لِي لَنْ أَقْضِيَكَ حَتَّى تَكْفُرَ بِمُحَمَّدٍ - قَالَ - فَقُلْتُ لَهُ إِنِّي لَنْ أَكْفُرَ بِمُحَمَّدٍ حَتَّى تَمُوتَ ثُمَّ تُبْعَثَ . قَالَ وَإِنِّي لَمَبْعُوثٌ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ فَسَوْفَ أَقْضِيكَ إِذَا رَجَعْتُ إِلَى مَالٍ وَوَلَدٍ . قَالَ وَكِيعٌ كَذَا قَالَ الأَعْمَشُ قَالَ فَنَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { أَفَرَأَيْتَ الَّذِي كَفَرَ بِآيَاتِنَا وَقَالَ لأُوتَيَنَّ مَالاً وَوَلَدًا} إِلَى قَوْلِهِ { وَيَأْتِينَا فَرْدًا}
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Abdullâh b. Saîd el-Eşecc —ki lafız Abdullâh'ındır— anlattılar; dediler ki: Bize Vekî' anlattı; bize el-A'meş, Ebû'd-Duha'dan; o, Mesrûk'tan; o da Habbâb'dan [naklederek] anlattı. [Habbâb] şöyle dedi: "el-Âs b. Vâil'de alacağım vardı. Borcumu istemek için yanına gittim. Bana: 'Muhammed'i inkâr (küfr) etmedikçe sana borcunu ödemem,' dedi. Ben de ona: 'Sen ölüp de sonra diriltilene kadar (ba's) Muhammed'i asla inkâr etmeyeceğim,' dedim. [Bunun üzerine o]: 'Yani ben ölümden sonra diriltilecek miyim? Öyleyse mal ve evlat sahibi olarak döndüğümde borcunu sana öderim,' dedi." Vekî' dedi ki: el-A'meş böyle anlattı. [Habbâb] dedi ki: Bunun üzerine şu ayet indi: { أَفَرَأَيْتَ الَّذِي كَفَرَ بِآيَاتِنَا وَقَالَ لأُوتَيَنَّ مَالاً وَوَلَدًا } "Ayetlerimizi inkâr eden ve 'Elbette bana mal ve evlat verilecektir' diyen adamı gördün mü?" [Meryem sûresi, 77], { وَيَأْتِينَا فَرْدًا } "Ve Bize tek başına gelir." [Meryem sûresi, 80] mealindeki yere kadar.