2865_4. Hadis
وَحَدَّثَنِي أَبُو عَمَّارٍ، حُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، عَنِ الْحُسَيْنِ، عَنْ مَطَرٍ، حَدَّثَنِي قَتَادَةُ، عَنْ مُطَرِّفِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الشِّخِّيرِ، عَنْ عِيَاضِ بْنِ حِمَارٍ، أَخِي بَنِي مُجَاشِعٍ قَالَ قَامَ فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ يَوْمٍ خَطِيبًا فَقَالَ " إِنَّ اللَّهَ أَمَرَنِي " . وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِمِثْلِ حَدِيثِ هِشَامٍ عَنْ قَتَادَةَ وَزَادَ فِيهِ " وَإِنَّ اللَّهَ أَوْحَى إِلَىَّ أَنْ تَوَاضَعُوا حَتَّى لاَ يَفْخَرَ أَحَدٌ عَلَى أَحَدٍ وَلاَ يَبْغِي أَحَدٌ عَلَى أَحَدٍ " . وَقَالَ فِي حَدِيثِهِ " وَهُمْ فِيكُمْ تَبَعًا لاَ يَبْغُونَ أَهْلاً وَلاَ مَالاً " . فَقُلْتُ فَيَكُونُ ذَلِكَ يَا أَبَا عَبْدِ اللَّهِ قَالَ نَعَمْ وَاللَّهِ لَقَدْ أَدْرَكْتُهُمْ فِي الْجَاهِلِيَّةِ وَإِنَّ الرَّجُلَ لَيَرْعَى عَلَى الْحَىِّ مَا بِهِ إِلاَّ وَلِيدَتُهُمْ يَطَؤُهَا .
Bana Ebû Ammâr Hüseyn b. Hureys de anlattı; [dedi ki:] el-Fadl b. Mûsâ bize Hüseyn'den, o Matar'dan naklen anlattı; [Matar dedi ki:] Katâde bana Mutarrif b. Abdullâh b. eş-Şihhîr'den, o da Benî Mücaşi'den İyâz b. Himâr'dan naklen anlattı; [İyâz] dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir gün aramızda hatip olarak kalktı ve: “Şüphesiz Allah bana emretti...” buyurdu. [Ravi] hadisi Hişâm'ın Katâde'den naklettiği gibi sevk etti ve şu fazlalığı ekledi: “Ve şüphesiz Allah bana: ‘Birbirinize karşı mütevazı olun; öyle ki hiç kimse kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse kimseye zulmetmesin!’ diye vahyetti.” [Ravi] hadisinde ayrıca: “Onlar aranızda [başkalarına] tabi olarak yaşarlar; ne bir aile ne de bir mal peşinde koşarlar.” dedi. Ben: “Ey Ebû Abdullâh! Bu nasıl olur?” dedim. O: “Evet, vallahi ben onlara cahiliye döneminde yetiştim; adamın biri kabilenin hayvanlarını güderdi de tek derdi kabilenin [hizmetindeki] bir cariyeyle birlikte olmaktı.” dedi.