336_5. Hadis
وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ الْمُرَادِيُّ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي ابْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، أَنَّ أَبَاهُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الْحَارِثِ بْنِ نَوْفَلٍ، قَالَ سَأَلْتُ وَحَرَصْتُ عَلَى أَنْ أَجِدَ أَحَدًا مِنَ النَّاسِ يُخْبِرُنِي أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَبَّحَ سُبْحَةَ الضُّحَى فَلَمْ أَجِدْ أَحَدًا يُحَدِّثُنِي ذَلِكَ غَيْرَ أَنَّ أُمَّ هَانِئٍ بِنْتَ أَبِي طَالِبٍ أَخْبَرَتْنِي أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَتَى بَعْدَ مَا ارْتَفَعَ النَّهَارُ يَوْمَ الْفَتْحِ فَأُتِيَ بِثَوْبٍ فَسُتِرَ عَلَيْهِ فَاغْتَسَلَ ثُمَّ قَامَ فَرَكَعَ ثَمَانِيَ رَكَعَاتٍ لاَ أَدْرِي أَقِيَامُهُ فِيهَا أَطْوَلُ أَمْ رُكُوعُهُ أَمْ سُجُودُهُ كُلُّ ذَلِكَ مِنْهُ مُتَقَارِبٌ - قَالَتْ - فَلَمْ أَرَهُ سَبَّحَهَا قَبْلُ وَلاَ بَعْدُ . قَالَ الْمُرَادِيُّ عَنْ يُونُسَ . وَلَمْ يَقُلْ أَخْبَرَنِي .
Bana Harmele b. Yahyâ ve Muhammed b. Seleme el-Murâdî anlattılar; dediler ki: Bize Abdullah b. Vehb haber verdi; bana Yûnus, İbn Şihâb’dan haber verdi; [İbn Şihâb] dedi ki: Bana İbn Abdullah b. el-Hâris haber verdi; babası Abdullah b. el-Hâris b. Nevfel şöyle dedi: İnsanlardan, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in kuşluk nafilesini (sübhatü’z-duhâ) kıldığını bana haber verecek birini bulmak için sordum ve [buna] hırs gösterdim; ancak Ebû Tâlib’in kızı Ümmü Hânî hariç bana bunu anlatan hiç kimseyi bulamadım. Ümmü Hânî bana şunu haber verdi: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem fetih günü gündüz yükseldikten sonra geldi; kendisine bir elbise getirildi ve onunla üzeri örtüldü, [Resulullah] yıkandı (boy abdesti aldı). Sonra kalkıp sekiz rekat namaz kıldı. O [namazda] kıyamı mı daha uzundu, yoksa rükûu mu yoksa secdesi mi, bilmiyorum; bunların hepsi birbirine yakındı. [Ümmü Hânî]: ‘O’nu bunu ne daha önce ne de daha sonra kılarken gördüm’ dedi. el-Murâdî: ‘Yûnus’tan’ dedi, ‘bana haber verdi’ demedi.