763_7. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، - وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَلَمَةَ، عَنْ كُرَيْبٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ بِتُّ فِي بَيْتِ خَالَتِي مَيْمُونَةَ فَبَقَيْتُ كَيْفَ يُصَلِّي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - قَالَ - فَقَامَ فَبَالَ ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ وَكَفَّيْهِ ثُمَّ نَامَ ثُمَّ قَامَ إِلَى الْقِرْبَةِ فَأَطْلَقَ شِنَاقَهَا ثُمَّ صَبَّ فِي الْجَفْنَةِ أَوِ الْقَصْعَةِ فَأَكَبَّهُ بِيَدِهِ عَلَيْهَا ثُمَّ تَوَضَّأَ وُضُوءًا حَسَنًا بَيْنَ الْوُضُوءَيْنِ ثُمَّ قَامَ يُصَلِّي فَجِئْتُ فَقُمْتُ إِلَى جَنْبِهِ فَقُمْتُ عَنْ يَسَارِهِ - قَالَ - فَأَخَذَنِي فَأَقَامَنِي عَنْ يَمِينِهِ فَتَكَامَلَتْ صَلاَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثَلاَثَ عَشْرَةَ رَكْعَةً ثُمَّ نَامَ حَتَّى نَفَخَ وَكُنَّا نَعْرِفُهُ إِذَا نَامَ بِنَفْخِهِ ثُمَّ خَرَجَ إِلَى الصَّلاَةِ فَصَلَّى فَجَعَلَ يَقُولُ فِي صَلاَتِهِ أَوْ فِي سُجُودِهِ " اللَّهُمَّ اجْعَلْ فِي قَلْبِي نُورًا وَفِي سَمْعِي نُورًا وَفِي بَصَرِي نُورًا وَعَنْ يَمِينِي نُورًا وَعَنْ شِمَالِي نُورًا وَأَمَامِي نُورًا وَخَلْفِي نُورًا وَفَوْقِي نُورًا وَتَحْتِي نُورًا وَاجْعَلْ لِي نُورًا أَوْ قَالَ وَاجْعَلْنِي نُورًا " .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; bize Muhammed -ki o İbn Ca’fer’dir- anlattı; bize Şu’be, Seleme’den; o Küreyb’den; o da İbn Abbâs’tan [naklederek] anlattı; dedi ki: Teyzem Meymûne’nin evinde kaldım ve Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in nasıl namaz kıldığını gözledim. [Resulullah] kalktı, küçük abdestini bozdu, sonra yüzünü ve ellerini yıkadı, sonra [tekrar] uyudu. Sonra kalkıp kırbanın yanına geldi, bağını çözdü, sonra bir kaba (cefne/kas’a) [su] döktü ve elleriyle o kabı [kendisine doğru] eğdi. Sonra iki abdest arası (orta halli) güzel bir abdest aldı. Sonra kalkıp namaza durdu; ben de gelip yanına durdum, solunda yer aldım. [Resulullah] beni tutup sağında durdurdu. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in namazı on üç rekat olarak tamamlandı. Sonra horlayana kadar uyudu; biz O’nun uyuduğunu horlamasından anlardık. Sonra namaza çıktı ve namaz kıldırdı. Namazında veya secdesinde şöyle diyordu: “Allah’ım! Kalbime bir nur, kulağıma bir nur, gözüme bir nur koy! Sağımda bir nur, solumda (şimâl) bir nur, önümde bir nur, arkamda bir nur, üstümde bir nur, altımda bir nur kıl! Benim için bir nur kıl -veya beni bir nur eyle!-”