806. Hadis
حَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ الرَّبِيعِ، وَأَحْمَدُ بْنُ جَوَّاسٍ الْحَنَفِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ عَمَّارِ بْنِ رُزَيْقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عِيسَى، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ بَيْنَمَا جِبْرِيلُ قَاعِدٌ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم سَمِعَ نَقِيضًا مِنْ فَوْقِهِ فَرَفَعَ رَأْسَهُ فَقَالَ هَذَا بَابٌ مِنَ السَّمَاءِ فُتِحَ الْيَوْمَ لَمْ يُفْتَحْ قَطُّ إِلاَّ الْيَوْمَ فَنَزَلَ مِنْهُ مَلَكٌ فَقَالَ هَذَا مَلَكٌ نَزَلَ إِلَى الأَرْضِ لَمْ يَنْزِلْ قَطُّ إِلاَّ الْيَوْمَ فَسَلَّمَ وَقَالَ أَبْشِرْ بِنُورَيْنِ أُوتِيتَهُمَا لَمْ يُؤْتَهُمَا نَبِيٌّ قَبْلَكَ فَاتِحَةُ الْكِتَابِ وَخَوَاتِيمُ سُورَةِ الْبَقَرَةِ لَنْ تَقْرَأَ بِحَرْفٍ مِنْهُمَا إِلاَّ أُعْطِيتَهُ .
Bize Hasan b. er-Rebî' ve Ahmed b. Cevvâs el-Hanefî anlattılar; dediler ki: Bize Ebû’l-Ahvas anlattı; Ammâr b. Ruzeyk’ten; Abdullah b. Îsâ’dan; Saîd b. Cubeyr’den; İbn Abbâs’tan; dedi ki: Cebrail, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanında otururken üstünden bir gıcırtı işitti. Başını kaldırdı ve dedi ki: “Bu, gökten bugün açılan bir kapıdır; bugüne kadar hiç açılmamıştı.” Derken ondan bir melek indi. [Cebrail] dedi ki: “Bu, yeryüzüne inen bir melektir; bugüne kadar hiç inmemişti.” Melek selam verdi ve dedi ki: “Sana verilen iki nuru müjdeliyorum; bunlar senden önce hiçbir peygambere verilmemiştir: Fâtihatu’l-Kitâb ve Bakara Suresi’nin sonları. Onlardan okuduğun her harf karşılığında, mutlaka [istediğin] sana verilecektir.”