837. Hadis
وَحَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، - وَهُوَ ابْنُ صُهَيْبٍ - عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كُنَّا بِالْمَدِينَةِ فَإِذَا أَذَّنَ الْمُؤَذِّنُ لِصَلاَةِ الْمَغْرِبِ ابْتَدَرُوا السَّوَارِيَ فَيَرْكَعُونَ رَكْعَتَيْنِ رَكْعَتَيْنِ حَتَّى إِنَّ الرَّجُلَ الْغَرِيبَ لَيَدْخُلُ الْمَسْجِدَ فَيَحْسِبُ أَنَّ الصَّلاَةَ قَدْ صُلِّيَتْ مِنْ كَثْرَةِ مَنْ يُصَلِّيهِمَا .
Bize Şeybân b. Ferrûh anlattı; bize Abdulvâris anlattı; Abdulaziz’den -o, İbn Suheyb’dir-; Enes b. Mâlik’ten; dedi ki: “Biz Medine’de iken müezzin akşam namazı için ezan okuduğunda, [insanlar] direklere doğru koşuşur ve ikişer rekat [namaz] kılarlardı. Öyle ki, dışarıdan gelen yabancı bir adam mescide girdiğinde, o iki rekatı kılanların çokluğundan dolayı namazın kılındığını zannederdi.”