850_2. Hadis
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ، وَعَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ الْعَامِرِيُّ، قَالَ أَبُو الطَّاهِرِ حَدَّثَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو عَبْدِ اللَّهِ، الأَغَرُّ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا كَانَ يَوْمُ الْجُمُعَةِ كَانَ عَلَى كُلِّ بَابٍ مِنْ أَبْوَابِ الْمَسْجِدِ مَلاَئِكَةٌ يَكْتُبُونَ الأَوَّلَ فَالأَوَّلَ فَإِذَا جَلَسَ الإِمَامُ طَوَوُا الصُّحُفَ وَجَاءُوا يَسْتَمِعُونَ الذِّكْرَ وَمَثَلُ الْمُهَجِّرِ كَمَثَلِ الَّذِي يُهْدِي الْبَدَنَةَ ثُمَّ كَالَّذِي يُهْدِي بَقَرَةً ثُمَّ كَالَّذِي يُهْدِي الْكَبْشَ ثُمَّ كَالَّذِي يُهْدِي الدَّجَاجَةَ ثُمَّ كَالَّذِي يُهْدِي الْبَيْضَةَ»
Bana Ebû’t-Tâhir, Harmele ve Amr b. Sevvâd el-Âmirî anlattılar; Ebû’t-Tâhir “bize anlattı” dedi, diğer ikisi “bize haber verdi” dediler; İbn Vehb’den; bana Yunus haber verdi; İbn Şihâb’dan; bana Ebû Abdullah el-Eğarr haber verdi; [naklettiğine göre] o, Ebû Hureyre’yi şöyle derken işitmiş: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Cuma günü olduğunda, mescidin her bir kapısında melekler bulunur ve gelenleri geliş sırasına göre yazarlar. İmam oturduğunda ise sayfaları dürerler ve gelip zikri dinlerler. Cuma’ya erkenden giden kimsenin misali, bir deve kurban eden kimse gibidir. Sonra sığır kurban eden, sonra koç kurban eden, sonra tavuk kurban eden, sonra da yumurta kurban eden kimse gibidir.”