259. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دَاوُدَ، عَنْ مِسْعَرٍ، عَنِ الْمِقْدَامِ بْنِ شُرَيْحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كُنْتُ أَتَعَرَّقُ الْعَظْمَ وَأَنَا حَائِضٌ، فَأُعْطِيهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَيَضَعُ فَمَهُ فِي الْمَوْضِعِ الَّذِي فِيهِ وَضَعْتُهُ وَأَشْرَبُ الشَّرَابَ فَأُنَاوِلُهُ فَيَضَعُ فَمَهُ فِي الْمَوْضِعِ الَّذِي كُنْتُ أَشْرَبُ مِنْهُ .
Bize Müsedded anlattı; bize Abdullah b. Dâvûd anlattı; Mis’ar’dan; el-Mikdâm b. Şureyh’den; babasından; Âişe’den; o şöyle demiştir: “Ben adetliyken (hâiz) [üzerinde et bulunan] kemiği sıyırarak (ete'arrak) yer, sonra onu Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e verirdim. O da [kemiği alır], ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyarak [yerdi]. Bir şey içeceğim zaman da [önce ben] içer, sonra [kabı] ona uzatırdım; o da ağzını benim içtiğim yere koyarak [içerdi].”