1838. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ بْنِ مُوسَى، عَنْ نُبَيْهِ بْنِ وَهْبٍ، قَالَ اشْتَكَى عُمَرُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ مَعْمَرٍ عَيْنَيْهِ فَأَرْسَلَ إِلَى أَبَانَ بْنِ عُثْمَانَ - قَالَ سُفْيَانُ وَهُوَ أَمِيرُ الْمَوْسِمِ - مَا يَصْنَعُ بِهِمَا قَالَ اضْمِدْهُمَا بِالصَّبِرِ فَإِنِّي سَمِعْتُ عُثْمَانَ - رضى الله عنه - يُحَدِّثُ ذَلِكَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize Ahmed b. Hanbel anlattı; bize Süfyân, Eyyûb b. Mûsâ'dan anlattı; Nübeyh b. Vehb'den [nakledildiğine göre] şöyle demiştir: Ömer b. Ubeydullah b. Ma'mer gözlerinden rahatsızlandı (ve ihramlıydı). Hac mevsiminin emiri (emîrü'l-mevsim) olan Ebân b. Osmân'a haber gönderip gözlerine ne yapacağını sordu. Ebân: “[Gözlerini] sabır (sarısabır otu/merhemi) ile pansuman yap (sür); zira ben Osmân'ın radıyallahu anh bunu Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den naklederek anlattığını işittim,” dedi.