2352. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ الشَّيْبَانِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ أَبِي أَوْفَى، يَقُولُ سِرْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ صَائِمٌ فَلَمَّا غَرَبَتِ الشَّمْسُ قَالَ " يَا بِلاَلُ انْزِلْ فَاجْدَحْ لَنَا " . قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوْ أَمْسَيْتَ . قَالَ " انْزِلْ فَاجْدَحْ لَنَا " . قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ عَلَيْكَ نَهَارًا . قَالَ " انْزِلْ فَاجْدَحْ لَنَا " . فَنَزَلَ فَجَدَحَ فَشَرِبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَالَ " إِذَا رَأَيْتُمُ اللَّيْلَ قَدْ أَقْبَلَ مِنْ هَا هُنَا فَقَدْ أَفْطَرَ الصَّائِمُ " . وَأَشَارَ بِأُصْبُعِهِ قِبَلَ الْمَشْرِقِ .
Müsedded bize haber verdi, Abdülvâhid bize haber verdi, Süleyman eş-Şeybânî bize haber verdi: Abdullah b. Ebû Evfâ’yı şöyle derken işittim: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber (yolculukta) idik, kendisi oruçluydu. Güneş battığında şöyle buyurdu: "Ey Bilâl! İn de bizim için (sevîki) karıştırıp hazırla!" Bilâl: "Ey Allah'ın Resûlü! Akşamı bekleseydiniz!" dedi. Resûlullah: "İn de karıştır!" buyurdu. Bilâl: "Ey Allah'ın Resûlü! Hâlâ gündüzün (aydınlığı) var" dedi. Resûlullah: "İn de karıştır!" buyurdu. Bunun üzerine (Bilâl) inip karışımı hazırladı, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de onu içti. Sonra şöyle buyurdu: "Gecenin şuradan gelmeye başladığını görürseniz artık oruçlu iftar etmiş olur." (Bunu söylerken) parmağıyla doğu tarafına işaret etti.