2587. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ بُرَيْدٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا مَرَّ أَحَدُكُمْ فِي مَسْجِدِنَا أَوْ فِي سُوقِنَا وَمَعَهُ نَبْلٌ فَلْيُمْسِكْ عَلَى نِصَالِهَا " . أَوْ قَالَ " فَلْيَقْبِضْ كَفَّهُ " . أَوْ قَالَ " فَلْيَقْبِضْ بِكَفِّهِ أَنْ يُصِيبَ أَحَدًا مِنَ الْمُسْلِمِينَ " .
Muhammed b. el-Alâ bize anlattı; bize Ebû Üsâme, Büreyd'den anlattı; Ebû Bürde'den; Ebû Mûsâ'dan [naklederek] rivayet ettiğine göre Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Sizden biri, mescidimize veya çarşımıza beraberinde oklar olduğu halde uğrarsa, Müslümanlardan birine (kazara) bir zarar isabet etmemesi için okların uçlarını tutsun" -yahut ravî; "avucuyla (onları) kavrasın" demiştir.-