2659. Hadis
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، - الْمَعْنَى وَاحِدٌ - قَالاَ حَدَّثَنَا أَبَانُ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ ابْنِ جَابِرِ بْنِ عَتِيكٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَتِيكٍ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقُولُ " مِنَ الْغَيْرَةِ مَا يُحِبُّ اللَّهُ وَمِنْهَا مَا يُبْغِضُ اللَّهُ فَأَمَّا الَّتِي يُحِبُّهَا اللَّهُ فَالْغَيْرَةُ فِي الرِّيبَةِ وَأَمَّا الْغَيْرَةُ الَّتِي يُبْغِضُهَا اللَّهُ فَالْغَيْرَةُ فِي غَيْرِ رِيبَةٍ وَإِنَّ مِنَ الْخُيَلاَءِ مَا يُبْغِضُ اللَّهُ وَمِنْهَا مَا يُحِبُّ اللَّهُ فَأَمَّا الْخُيَلاَءُ الَّتِي يُحِبُّ اللَّهُ فَاخْتِيَالُ الرَّجُلِ نَفْسَهُ عِنْدَ الْقِتَالِ وَاخْتِيَالُهُ عِنْدَ الصَّدَقَةِ وَأَمَّا الَّتِي يُبْغِضُ اللَّهُ فَاخْتِيَالُهُ فِي الْبَغْىِ " . قَالَ مُوسَى " وَالْفَخْرِ " .
Müslim b. İbrâhim ve Mûsâ b. İsmâil bize anlattılar (manaları birdir); dediler ki: Bize Abân (b. Yezîd) anlattı; dedi ki: Bize Yahyâ (b. Ebî Kesîr), Muhammed b. İbrâhim (et-Teymî)'den anlattı; o Câbir b. Atîk'in oğlu (Abdullah)'tan; o da Câbir b. Atîk'ten [naklederek] bildirdi ki; Allah'ın Nebîsi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Kıskançlığın (gayretin) öyle bir türü vardır ki Allah onu sever; öyle bir türü de vardır ki Allah ondan nefret eder. Allah'ın sevdiği kıskançlık, bir şüphe durumunda (meşru bir sebeple) olan kıskançlıktır; Allah'ın buğzettiği kıskançlık ise bir şüphe yokken (sebepsiz yere) yapılan kıskançlıktır. Keza gururlu yürüyüşün de (hüyelâ) öyle bir türü vardır ki Allah buna buğzeder; öyle bir türü de vardır ki Allah onu sever. Allah'ın sevdiği gururlanma (celadet gösterme), kişinin savaş esnasında (düşmana karşı) ve sadaka verirkenki gururudur. Allah'ın buğzettiği gururlanma ise kişinin zulüm ve kibir sırasındaki gururlanmasıdır."